Fallout 4 İzlenimlerim

Birçok kişi için kar, kış, sararmış yapraklar, sıcak çikolata, portakal vs vs anlamına gelen sonbaharın benim için bambaşka bir anlamı var: VİDEO OYUNLARI!!

Çoğu efsanevi oyunun çıkış tarihi sonbahara denk geliyor. Bu durum beni oldukça sevindirse de zaman zaman sıkıntıya sokabiliyor. Örneğin; şu anda Fallout 4‘e başladım fakat beni bekleyen iki bomba oyun daha var: The Rise of the Tomb Raider ve Assassin’s Creed Syndicate. Üstelik Fallout 4 çıkmadan önce oynadığım Borderlands: The Pre Sequel oyununu Fallout’un çıkmasıyla terk etmiş olmanın verdiği hüzün içerisindeyim. Tüm bunlar yetmezmiş ve çıkar çıkmaz oynayabilecekmişim gibi Deus Ex: Mankind Divided‘ı dört gözle bekliyordum. 6 ay ertelenmiş olması beni biraz sarssa da içten içe sevindirdi de aynı zamanda.

Şimdi gelelim Fallout 4 ile ilgili ilk izlenimlerime. İzlenimlerime başlamadan önce henüz level 12 olduğumu belirtmek isterim. Bu açıdan bakarsak “ilk” izlenimlerimi anlatmak için çok doğru bir zaman. Önceliği beni kalbimden vuran jestlerine vereceğim. Görevlerden birinde elimize geçen beyzbol topunda Atatürk imzasının yer aldığını görüyoruz. Oyun çıkış tarihi Atatürk’ün ölüm yıl dönümüne denk geldiği için bu şekilde bir atıfta bulunmuşlar.

Fallout 3 ve Fallout:New Vegas‘ta görüp beğendiğimiz, hatta hayran olduğumuz birçok özelliği bu oyunda da görüyoruz:

  1. Bethesda, özellikle benim gibi görevlere kendi kararıyla şekil vermeyi sevenleri bu oyunda da hayal kırıklığına uğratmıyor. Karizma puanına bağlı olarak diyaloglarda sarı ve kırmızı cümleleri seçip görevi istediğimiz gibi şekillendirebiliyoruz.
  2. Wasteland’i ister tek başımıza ister bir yol arkadaşı ile birlikte gezebiliyoruz. Bu yol arkadaşı aynı zamanda görevlerinizde de bize yardımcı oluyor. Şahsen yalnız gezmeyi seven biriyim fakat zorlu düşmanlar olduğunda bir arkadaş inanılmaz yardımcı olabiliyor. Dikkat ettiğim önemli bir konu var yine de: düşmanların sağlıklarının yarısından fazlasını yol arkadaşım değil ben almalıyım. Çünkü diğer türlü o düşmandan XP kazanamıyorsunuz. Yol arkadaşıyla gezmenin eğlenceli bir yanı da yok değil. Olaylar ve mekanlarla ilgili esprili yorumlar yapıp beni güldürüyorlar :)
  3. V.A.T.S. sayesinde dövüşler çok daha efektif. Ağır çekimde gösterilen critical hit sahneleri karşısında mest olmaya devam ediyorum :)

Bunun yanında bazı değişiklikler/eklemeler oyunu çok daha ilgi çekici yapmış:

  1. Workbench‘ler sayesinde zırhınızda ve silahlarınızda modifikasyonlar yapabiliyor, onları çok daha kullanışlı ve sağlam bir hale getirebiliyorsunuz. Bu işlemler için de sağdan soldan topladığınız çer çöpü kullanıyorsunuz. Yani eski oyunlardaki gibi “bu benim işime yaramaz, amaaan yangın söndürücüsünü, giysi askısını ne yapayım” diyemiyorum, ne bulursam toplayıp depoluyorum. Silahlarda yaptığım geliştirmelerle harikalar yarattığım oldu. Oyuna bu özelliği katmak için Bethesda, Destiny ekibinde tasarımcı olarak çalışan Josh Hemrick‘i Bungie’nin elinden kapmış ve kesinlikle buna değmiş :)
  2. Workbench’lerin yanında doğadan topladığınız bitkileri kullanarak radyasyonsuz yiyecek/içecek hazırlayabileceğiniz nur topu bir pişirme terminalimiz oldu. Çeşitli durumlarda hayatımızı kurtaran karışımları hazırlayabildiğimiz kimya terminalini de unutmamak gerek (buffout, stimpack, radaway vb). En güzeli de tüm bu aktivitelerden XP kazanıyor olmamız :)
  3. Fallout 3 ve Fallout:New Vegas’ta olduğu gibi bu oyunda da en fazla zaman geçirdiğim ekranlardan biri yetenek ağacı. Ama önceki oyunlardan farklı olarak oyunun herhangi bir aşamasında seviye atladıktan sonra güç, algı, şans, karizma gibi yeteneklerinize puan verip artırabiliyorsunuz. Bunu daha önceden bilseydim oyuna başlamadan önce fazla zaman harcamazdım!
  4. Beni en sevindiren değişikliklerden biri ise karma sisteminin kaldırılmış olması! Verdiğimiz kararlar ya da hareketlerimiz bizi kötü ya da iyi yapmıyor. Artık çok nadir bulunan bir şeyi çaldığımda ya da bana ait olmayan bir bilgisayara girdiğimde “döner dolaşır seni bulur” baskısı altında olmayacağım. :)
  5. Kendinize ait bir kasaba yaratabiliyorsunuz. Bu olay beni E3 sunumunu izlediğimde çok heyecanlandırmıştı.

Todd Howard’ın E3’teki sunumunu izleyenler bilir, Fallout 4’ün çok şey vaat ettiğini bu sırada net bir şekilde gördük. Kendi adıma oyunun tüm bu vaatleri karşıladığını söyleyebilirim. Çoğu kişi grafikler ve bug‘lar ile ilgili olumsuz yorumlar yazıyor. Grafikler daha iyi olabilirdi, evet. Zamane oyunlarıyla kıyaslandığında farkı görebiliyoruz. Ama senaryo o kadar alıp götürdü ki beni grafikler oldukça arka planda kaldı. Tek derdim oyunu yükleme süresi. Xbox One’da oynadığım halde oyunun yüklenmesini beklerken çabalarsam bir adet patik örebilirim.

Todd Howard’ın E3 sunumunu izlemeyenler için hemmen bir link:

Fallout 4 için IGN ve Gamespot eleştirileri de izlemeye değer.

Oyunla kalın…