Büyük Olmaktan Sıkıldım…

Hayal ediyorum.. Çocukluğuma geri dönüyorum bir süreliğine.. 4-5 yaşlarıma..

uyku

Sabah Susam Sokağı ile başlıyorum güne. Annemin kahvaltı edişini ve anneannemle sohbet edişini seyrediyorum. Sonra annem işe gidiyor beni iki yanağımdan öpüp sıkı sıkı sarılarak. Bir sürü tembihte bulunuyor anneannemi üzmemem, uslu durmam konusunda. Ben de onu öpüyorum ve söz veriyorum, hiç yaramazlık yapmayacağım. Sonra çocukluğuma şu an bulunduğum taraftan bakıyorum, ne kadar da kolaymış o zaman verilen sözleri tutmak. Ne kadar tutulabilir sözlermiş o yaşlarda verilen sözler. Sonra yine dönüyorum o yaşlara..

Anneannem kahvaltımı hazırlamaya başlıyor ve sofraya çağırıyor beni. Yatakta yemek yenmez çünkü :) Yumurtayı karıştırıp karıştırıp ağzıma tıkıyor. Ağzıma tıkıyor diyorum, çünkü o kadar zor yemek yiyorum ki.. Bazen evin içinde koşturuyorum, anneannem elinde kaşık ve tabak arkamdan koşturuyor. Bazı öğle yemeği saatlerinde ben bir koltuğun tepesinden diğerine atlıyorum, anneannem yine elinde kaşık ve tabak beni takip etmeye çalışıyor. Bunların işe yaramadığı zamanlarda ise saklambaç oynuyoruz. Ben gözlerimi yumuyorum, anneannem saklanıyor. Gözlerimi açtığımda büyük bir hayalkırıklığına uğruyorum çünkü anneannem saklanmamış, sadece koltuğun üzerine oturup üstüne bir örtü örtmüş :Ç Belli ki hemen onu bulmamı istiyor, böylece daha çabuk yedirebilecek bana. Ben ise bunu o zamanlarda algılayamıyorum, zannediyorum ki saklanacak yer bulamadı ve bunun iyi bir yöntem olduğunu düşünüyor. Hemen bulmuyorum onu.. İçeriye gidiyorum arıyorum her yeri. Çünkü onu hemen bulursam üzülür iyi bir yere saklanamadım diye. O yaşlarda bu kadar incelik.. Korkuyorum :ühüh: Ahh anneannecim ahh ne kadar da uğraşmışsın benimle. Düşündüm de bizden iyi karikatürler çıkarmış..

Kahvaltımı ettikten sonra dayım uyanıyor.. Geliyor yanıma, şakalaşıyoruz. “Ömrüm” diye seviyor beni.. O zamanlar bilmiyorum ben 22 yaşına bile gelsem beni bu şekilde seveceğini :) Dayımın aldığı bebeklerle oynuyorum. Sonra üst komşumuz geliyor. Bana oyuncak tencere tava takımı almış. Havalara uçuyorum! Sonra uyku zamanım geliyor ve ben iki tane tek koltuğu birleştirip arasına yatıyorum. Küçücük yere sığıyorum. O kadar rahat bir uyku ki o, kafam o kadar rahat o kadar kaygısız ki.. Hemen dalıyorum uykuya. Hiçbir kötü şey görmemişim ki o zamanlar, öyle güzel rüyalar görüyorum ki..

Uyanıyorum ve sokaktan arkadaşlarım çağırıyor beni. Yemek yiyip iniyorum aşağıya. Top oynuyoruz, seksek oynuyoruz, taş kırıyoruz, birbirimizin kafasını kırıyoruz.. Beyaz olarak çıktığım eve siyah olarak dönüyorum annemin gelmesiyle birlikte. Hep birlikte yemek yiyoruz..

Sonra annem ve anneannem bana küçük bir oyun yapıyorlar. Annem gelip bana gizli bir şey söylüyor ve anneanneme söylememem için uyarıyor. Bunun adı “sır“dır, diyor. Sonra annem uyumaya gidiyor -daha doğrusu gidiyormuş gibi yapıyor, şimdi anlıyorum :)– anneannem yanıma gelip o konuyla ilgili bir şey soruyor. Ben hiçbir şey söylemiyorum.. Annemin bana o konuyla ilgili bir şey söylediğini bile belli etmiyorum. İkisi de mutlu tabi bu numaranın sonunda. Çünkü kızları sır tutmasını biliyor :)

Düşünüyorum da dönmek istemeyeceğim, acılarla üzüntülerle geçen bir çocukluğum da olabilirdi. Ne kadar şanslıyım ki çocukluğumun her aşamasının tadını çıkardım. Bir de üstüne tadı damağımda kaldı. Dün Sertap Erener‘den “İncelikler Yüzünden” şarkısını dinlerken belki de bu yüzden tuhaf oldum. Gözde’mle bizim şarkımız bu. Üzüldüğümüz, kırıldığımız, mutsuz olduğumuz zamanlarda bu şarkıyı dinleriz birlikte.. İleriki yaşların bana verdiği en büyük hediyelerden biridir bu eşsiz insan :M

Her ne kadar öpücüklerle yatırılıp üstümün minik battaniyelerle örtüldüğü yatağıma geri dönemiyorsam da bunu hayal etmek bile güzeldi. Şimdi sanırım gerçeğe dönme zamanı..

Büyük Olmaktan Sıkıldım…” üzerine 18 yorum

  1. O kadar mükemmel ifade etmişsinki herşeyi sanki ben yaşamışım o günleri..
    Şuanda sen anlat ben dinliyim modundayım çünkü şu yazdıklarının üstüne gerçekten ne söylesem boş.. :S Anneannen’e resmen hayran kaldım…şuan yanımda olsaydı benimlede oyna lütfennn derdim :S Dediğin gibi çok şanslıymışsınki böyle bi çocukluk geçirmişsin ve bu ailenin bi parçası olabilmişsin tuğçecim..
    Neyse ben bu yazının dewamını yada benzerini isterim ama ona göre..Olmazsa kitabını bu konunun üzerinde yazabilirsin bak :S

  2. Off üstüme ağırlık çöktü Tuğçe. Yapmayacaktın bunu, “büyüdük artık” gibi talihsiz açıklamalarda bulunmayacaktın :D Bu arada Tom ve Jerry’ye değinmediğini farkettim, çok kalbim kırıldı.

  3. Canım senin bu yazınla çocukluğuna geri döndüm, ne kadar tatlıydın, önce şunu söylemek istiyorum ki aynı bu resimdeki kız çocuğu gibi yatardın bir elinde bebek Fatoş, öbür elinde de süt biberon olurdu onlarla birlikte uyurdun. Başka…
    – Çok hasta olurdun, sebebini şimdi anlıyorum, sana çok itinalı baktığımız için belki. O kadar hijyen büyüdün ki doktor sana mikrop vermişti. Bir de anneannen sana o kadar iyi bakmış ki bir sene de gıda zehirlenmesi oldun. :)
    – Bir de ısırma huyun vardı bi ara, gelip geçeni ısırırdın. :)
    – O koltukları birleştirip orda uyumak istemen de ayrı bir olay. Evin şeklini anında değiştiriyordun. Sandalyeleri ters çevirip kaydırak gibi kullanmanı da hatırlatırım. Vitrinin alt çekmecesini çekip sandalye gibi oraya otururdun.
    – Aygazın çakmağına ve televizyonun düğmelerine takmıştın bi ara gelip gidip oyuncak gibi onlara basıyodun. Balkondaki patates soğanları aşağı atarken sevinçten çığlık atıyordun.
    – Elektrik süpürgesiyle süpürmeye bayılırdın, ah ah keşke şimdi de yapsan, nerdeee.
    – Çekmeceleri boşaltırdın, ben kızınca da tamam anne şimdi topluyorum der, hepsini çekmecenin içine tıkardın. Bazen de banini ya banini ya diye bağırırdın. Sesin hala kulaklarımda.
    – En büyük zevklerinden biri de seni kucağıma aldığım zaman gözlüklerimi anında çekip yere atmaktı.
    – Neyse daha çok şey var ama şimdilik bu kadar yeter.
    Sevgiler.

  4. Neden gözlerim doluyor acaba bilmiyorum nedenini, büyümek bu olsa gerek zamanın kıymetini bilmeden yaşayıp sonra geçen yıllara ağlamak, bende 2 koltuğu birleştirip uyudum bende muzurluk yaptım tabi tutim’e göre usluydum ben onu söylemeden geçemicem :) bi kere halı tutuşturdum o kadar Allahtan olay büyümeden söndürdüler =) geri kalan vukuatlarım evde abimle yaptığımız maçlardı başkada fazla bi şeyim yoktu, tutim sayesinde geçmişe ufak bir yolculuk yaptık hepimiz kendisine teşekkürü borç bilirim, fazla uzatmak istemiyorum kulaklarımdan “banni ya” yüreğimden sevgin eksik olmasın, bu yazıların da kıymeti bilinsin ve sonu gelmesin.
    Herkese Saygılar Sevgiler…

  5. Orada bir geçmiş zaman eki mi gördüm, “ısırmak” fiilinde? Eğer öyleyse, ne kadar eski zamandan bahsettiğimizi sorabilir miyim? Çünkü ben çok değil, daha sadece geçen sene Tuğçe tarafından ısırıldığımı hatırlıyorum. :D

  6. Gözde’m hâlâ kendine gelemedin heralde :Ç
    Serhat, teşekkür ederim bu düşüncelerin için :) Önerini değerlendireceğim çünkü çocukluğum türlü muzurluklarla dolu. Devamı gelecek bu yazının :)
    Seraaaaa, halbuki ben kalbin kırılmasın diye Tom ve Jerry’den bahsetmedim. Sana bıraktım bu zevki. -ben bile hayran kaldım nasıl çevirdiğime :Äž
    Sevgili annecim, üzgünüm ama patatesleri soğanları aşağı atmaktan daha çok zevk veren bir şey yoktu benim için. Hala hatırlıyorum nasıl hissettiğimi. Özgürlüğün bu olduğunu düşünüyordum resmen :Ç
    Ali’m, asıl ben teşekkür ederim bu güzel yorumun için :M Sen burada kendini uslu bi çocukmuş gibi göstermeye çalışsan da senin de kırmadığın camlar, kapılar, dolaplar kalmamış hani.. Merak etme, yanında olduğum sürece kulaklarından “banni ya” sesleri, yüreğinden sevgim eksik olmayacak :)
    Cem, şimdi burada böyle şeyleri teşhir etmenin sana zarar getireceğini bilmen gerekir.. Sabıkalıyım bak :oklava:

  7. Sevgili Teknoloji İkizim,
    O kadar güzel anlatmışsınki,tüm yazılarının arasında
    bence ilk üçe veya beşe girmesi gerekir.Birgün sahilde
    kız arkadaşımla otururken,baban anneni sahile getirmişti
    ve sen annenle beraberdin o zaman.Birkaç ay sonra inga
    inga demeni hatırladım.Merdiven çıkan penguenlerin vardı.
    Merdivenleri çıktıktan sonra üçü birden raydan kayıyorlar ve tekrar çıkıyorlardı.Çıkamadıkları zaman
    ben onu bizim eve götürüp çıkmasını sağlar ve sana tekrar
    geri getirirdim.Ne günlerdi…Yengem üzerine titrerdi.
    Her zaman kanatlarının altında korunurdun.Tüm zaman dilimlerinin yaşantısı farklı…Anıları farklı…
    Hatıraları farklı…Ne güzel demiş şair:”Anılar anıldıkça
    hatıralar durdukça yaşar”…Şimdi hepiniz ilerisi için
    önce anne veya baba , sonra da nine veya dede adayısınız.
    Hepiniz kalın sağlıcakla esenlikle ve başarıyla…
    Biricik Yeğeni olan Ergun DAYIN

  8. Sevgili Teknoloji İkizim,
    O kadar güzel anlatmışsınki,tüm yazılarının arasında
    bence ilk üçe veya beşe girmesi gerekir.Birgün sahilde
    kız arkadaşımla otururken,baban anneni sahile getirmişti
    ve sen annenle beraberdin o zaman.Birkaç ay sonra inga
    inga demeni hatırladım.Merdiven çıkan penguenlerin vardı.
    Merdivenleri çıktıktan sonra üçü birden raydan kayıyorlar ve tekrar çıkıyorlardı.Çıkamadıkları zaman
    ben onu bizim eve götürüp çıkmasını sağlar ve sana tekrar
    geri getirirdim.Ne günlerdi…Yengem üzerine titrerdi.
    Her zaman kanatlarının altında korunurdun.Tüm zaman dilimlerinin yaşantısı farklı…Anıları farklı…
    Hatıraları farklı…Ne güzel demiş şair:”Anılar anıldıkça
    hatıralar durdukça yaşar”…Şimdi hepiniz ilerisi için
    önce anne veya baba , sonra da nine veya dede adayısınız.
    Hepiniz kalın sağlıcakla esenlikle ve başarıyla…
    Biricik Yeğeni olan Ergun DAYIN

  9. Canım Ergun Dayım,
    Çok teşekkür ederim :) Sen de beni nerelere götürdün şimdi.. O penguenlerimi hatırlayınca o kadar fena oldum ki… Bozuldukları zaman sana hüzünle gelirdim, sen tamir ettikten sonra sevinçten uçardım :) Sadece penguenler mi! Ne zaman ihtiyacım olsa yardıma koştun ve hala koşuyorsun da, senin hakkın ödenmez hiçbir şekilde. En kısa zamanda görüşmeyi diliyorum, öpüyorum :)

  10. Sevgili Tuğçe
    Sanırım sitenin adresini unutmuşsun…tuuce.com yazarsan
    elinle koymuş gibi en son bıraktığın yerde bulursun…
    Hatırlatayım dedim…Tabiki sınavlarından sonra…
    Hepiniz kalın sağlıcakla ve başarıyla…
    Biricik yeğeni olan Ergun DAYIN

  11. Sevgili Tuğçe
    Sanırım sitenin adresini unutmuşsun…tuuce.com yazarsan
    elinle koymuş gibi en son bıraktığın yerde bulursun…
    Hatırlatayım dedim…Tabiki sınavlarından sonra…
    Hepiniz kalın sağlıcakla ve başarıyla…
    Biricik yeğeni olan Ergun DAYIN

  12. Bence de unutmuş sitesinin adresini. Aynı evde olduğumuz halde ben kendisini bile çok az görebiliyorum. Nerelerdesin Tuğçe’cim ben annen. Bir mesaj atim bari. Belki geri gelir bir yazı attırıverir.:)

  13. Geçen gün “beni teşvik et” diyordu, ama her “teşvik ol!” mesajıma “şimdi olmaz” diye cevap verdi.

    Ben ümidi kestim. 10 gün içinde yeni yazı gelmezse de sitenin fişini çekeceğim. (Tehdide gel.)

Yorum yapın