Bloglardaki Durgunluğa “DUR!” Demenin Zamanı Geldi!

Geldi de geçiyor bile… Hepsi bir anda mı durgunluk dönemine girer anlamıyorum ki.. Ekonomik kriz vurdu diyeceğim, alakasız olacak, olmayacak.. O yüzden demiyorum -ne güzel de demedim-.

tembelZamanım olduğunda oturup blog okumaya karar verdiysem tercihlerimde ön sıralarda yer alan www.sertalpbilal.com‘un sahibi Bilal’in mimlemesi sayesinde aşağıdaki soruları cevaplayarak uzun zamandan beri değinmek istediğim konu hakkında yazacağım:

1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
4- Eklemek istedikleriniz.

Gelelim benim cevaplarıma:

1- Konuya girişimden de belli olduğu üzere, geçmiş zamanlara oranla çoğu sitede gözle görülür bir durgunluk var. Kendi adıma konuşursam tembellik demek daha doğru olur.

2- Blog sahibi öğrenciler ise, kesinlikle ders yoğunluğu ve sınavlar çok önemli bir etken. Arkadaşım Cem (iyiinsan, karşılaşır karşılaşmaz benden oklava yiyecek olan insan da diyebiliriz :oklava: ) bana üniversite 1. sınıftayken bu siteyi açtığında yaz dönemiydi ve yapacak hiçbir işim yoktu nerdeyse.. Habire yazıyordum.. Aklıma ne gelse yazıyordum ama sağlam da yazıyordum. Eski yazıları açıp baktığımda, 2006’da yazılmış yazılara göz gezdirdiğimde gerçekten de büyük tat alıyorum. Ama şimdi son sınıf öğrencisiyim ve uğraştığım bir sürü iş var. Bir yandan staj araştırmaları, kabul durumunda staj koşuşturmacaları, sınavlar, okulda asistanlık, master araştırmaları, master için girilecek olan sınavlara çalışma, belgeleri toplama ve daha yazarken bile yorulacağım için yazmamaya karar verdiğim birçok şey. İkinci sebep olarak Bilal‘in de değindiği teşvik meselesi. Gelen yorumlar beni teşvik edici nitelikteyse daha bir yazasım geliyor. Ama bazen böyle bir durum olsa da zamanım olmadığından yazamıyorum, içimde patlıyor :^) Üçüncü olarak diyebilirim ki, tam yazasım geliyor ama aklıma bir konu gelmiyor :ühüh:

3- Hem durgunluğun giderilmesi hem de kalitenin artırılması biraz zor. Bu, bir malın hem fiyatının düşürülmesini hem de kalitesinin artırılmasını istemek gibi bir şey. Ama yine de imkânsız değil tabii ki. Öncelikle daha çok boş zaman gerekiyor. Önem sırasında üstlerde yer alan işlerin bitmiş olması lazım ki bu da çok zor :ühüh: Kendi adıma konuşursam kesinlikle arada bir beni dürtüp “Pişştt, Tığç! Kendine gel! Kalk yazı yaz!” demeniz gerekiyor eyy arkadaşlar! Bu konuda ilk sıralarda yer alan Serhat (NOFEAR), Serkan (TOXIC) ve Gözde’ye çoook teşekkür ediyorum. Ne zaman siteyi boşlasam kendime getiriyor bu arkadaşlar beni. Sağolun, varolun efendim :M Kaliteyi artırmak konusuna gelince.. Kaliteli yazmak için kaliteli düşünmek gerekir. Kaliteli düşünmek de yine zaman gerektiriyor bence. Bütün sorun ZAMAN, ZAMAN, ZAMAN!!! -Napolyon ile ters düşeceğim ama :^)

4. Eklemek istediğim konuya gelince.. Aklımda 4 tane konu var. Hepsini de yazmayı düşünüyorum. Ama sadece düşünüyorum. Ne yapmalıyım ben çok çaresizim? :ühüh:

Yazıma burada son verirken yine bir muzurluk geldi aklıma.. 1. soruya “hayır” cevabını verseydim n’olacaktı? :Ç :Äž

Bloglardaki Durgunluğa “DUR!” Demenin Zamanı Geldi!” üzerine 20 yorum

  1. Tuuce, bu mimi sana yollamamdaki sebep senin de iyice boşlamış olmandı, kendindeki bu tembelliği görmek sevindirici :) Muzurluk yapıp hayır deseydin iyiinsan için salladığın oklavadan yiyecektin kafana :) Yazı yazmadığında seni uyandıranlar da sana sallarlardı oklavayı.
    Aklıma geldi, sınavlarda buna benzer sorular olunca ilk şık hep evet oluyor, bir dahaki sınavda “hayır” yazayım, bi bakalım bana noluyor :D

  2. Valla eminim oklava yiyeceğime, onun için demedim zate :Äž
    Ama sınav fikri süper beğendim, ben de denicem artık iki tane gözü mor, bi gün karşılaşırız seninle :Ç

  3. Önem sırasını boşversene, önem sırasını takip ettiğin zamanlar sıkıldığını, bunaldığını, hiçbirini yapamaz halde olduğunu hissedersen blog’a yazmayı en üst sıraya çekeceksin. Rahatlatıyor :D

  4. Valla haklısım Emre ne diyim :Ç Önem sırasında küçük(!) oynamalar yapmak gerek bazen.. Tabi bu bizim okuldaki derslerde büyük oynamalara sebep olabilir ama her şeyin bi bedeli var sonuçta :Äž

  5. “Buralar eskiden çayırlık çimenlik, mesire yeriydi.” cümlesindeki gibi eskiden blog yazmak zevk veriyordu. Ama şimdi blog olarak kullanılan o kadar alakasız site var ki. İnsanlar bıktı sanki blog görmekten. Bunun üstüne bir de insanların şahsi meşguliyetleri eklenince, buralar artık apartman, gökdelenlerle doldu :D

  6. Emre arkadasimiza katiliyorum. Ben yazilarini keyif alarak okuyorum. Ve yazilarini sabirsizlikla bekliyorum. Son zamanlarda baya bir tembelsin bu konuda. “Kendi siteme bile giremiyorum cok yogunum” dedigin zamanlari biliyorum. Ama son sinifin verdigi mesguliyetten olsa gerek(Zaten kendinde belirtmissin). Ama sunuda soyleyeyim uykusuz kalip yazdigin yazilar bile keyifli. Bu nu dusunerek 2 saat uykundan vazgecip yazi yazabilirsin :) Gel gelelim Turk insaninin mesguliyetine.. Tuuce insan ne kadar mesgul olursa olsun kendisine zevk veren, kendisini mutlu eden, kendisini eglendiren vb. aktivitelerden kesinlikle kendisini mahrum etmez :) Demek oluyorki bu blog artik seni eglendirmiyor :Ç Sende Kendini kurtarmak icin Turk bloglarini sucluyorsun. Hic suclama millet haril haril yaziyor sen tembelsin :Ç

  7. Sevgili Tuğçe
    Biraz evvel güzel bir yorum yazdığımda,düşüncelerimin
    arşivindeki yıl/ay ortalaması ile doğru orantılı mı olduğunu anlamak için arşivine bakıp döndüğümde başladığım yazım uçmuş…Bunu da ilk yapmıyorum…Avşada
    çok başıma gelmiş idi.Neyse,düşüncem ilk yıllarda blog
    sevgin,o kadar çok sınav/sunum gibi engel setleri varken bile aylık ortalaması ile 2008 yılını ikiye katlardı…
    Tabiki yorumlarda bu ortak çarpana katkıda bulunurdu.Hem de ilk yazılarının konu yelpazesinin günümüzdeki kadar çok renkli olmamasına rağmen…
    Haftada iki yorum başlığı yazıp,sonraki haftanın ilk günlerinde üçüncüsüne başlayacak kadar hızlı idin.
    Sen bu hızı zamanında yaptığın için,tekrar yakalayacağına inanıyorum.(Not:Fazla hız tehlikelidir.Gaza gelme)
    Bu arada konunun dışında Film ile bölüm yazın ancak bu kadar uyumlu olur.Önce yazını okudum.Sonra seyrettim.Daha sonra bir daha okudum.Bravo doğrusu…
    Edebiyat fakültesini de açıktan bitirmeye ne dersin ?
    Bunu bir DÜŞÜN istersen…İstersen bu konu dışı diye yazdıklarımı ve girişi yorumuna ekleme…Süzgeçten geçir birazcık…Hepiniz kalın sağlıcakla,başarıyla,
    Biricik yeğeni olan Ergun DAYIN

  8. Emre, valla nasıl da uyarlamışsın bu durumu günlük hayatımıza tebrik ediyorum seni :Ç
    Serkan, senin gözünden de bişey kaçmıyo yani.. İtiraf ediyorum temelim napiym :( Ayrıca çok teşekkür ediyorum uykusuzken yazdığım yazılar hakkında söylediklerin için, onlar da çok sevinmişler :M Hala sudoku çözmeye devam ediyorum bu arada :Äž
    Ergun Dayıcım, o kadar haklısın ki eski hızım konusunda.. Artık elimden geldiğince o günlerdeki hızımı yakalamaya çalışıcam :) “Gaza gelme” cümlene de ne güldüm ben ve gaza gelmemek mümkün mü? =))) Yazıyı ve filmi beğenmene çok sevindim. Umarım “Pursuit of Happyness” film arşivinde en sevdiğin filmler arasında yerini almıştır :)

  9. Eee hep senmi yapıcaksın tembelliği birazcıkta ben yapim dedim girmedim işte bloga.. :P (Mecburen giremedim sınawlarrr :S )
    İşin aslı türk bloglarını takip eden biri değilim..sadece bu sitenin bağımlısıyım.Onun için konuya tuğçe üzerindenn yaklaşacak olursam,onunda itiraf ettiği gibi ben bu durgunluğu ”tembelliğe” yoruyorum :P
    Ve bence will abimize iletelimde şu filmin %1 gelirini sana versinler..sayende kaç kişi bu filmi merak edip izlemiştir bi düşünsene :)

  10. Merhabalar. Blogunuzu Bloxoo dan denk geldim. Hoş bir blog. Bu yazınızdada güzel bir noktaya değinmiş ve önemli tespitlerde bulunmuşsunuz. Ama ekonomik kriz deyip geçmemek lazım. Belki yazmak için para değil zaman lazım ama sonuçta insanlar zamanlarını borç/harç düşünürek geçirdiğinden ne zaman kalıyor nede yerinde bir kafa.
    Ama tebrik ederim çok hoş yazılar. Devamı bekliyorum. Takip edeceğim bloglardan biri artık :)

  11. Merhaba benimde blogumuzda değindiğim bir konuda yazmışsınız . Bu durgunluğu kendimce ekonomik krizle beraber ruhsal olarak yaşanılan yorgunluklar , iş ve okul yaşamındaki zorluklrla birleşince içinden çıkılmaz bir hal almakta ve insanlar yazacak güzel birşeyler yazmakta zorlanıyor olabilirler . Bir diğer sebebide seçim döneminde olduğumuz için okuyucu ilgisinin daha çok siyasete yönelmesi olabilir . Dolayısıyla yazılanların okunmasıda düşmüş olabilir . Sizin söylediğiniz sınav dönemlerinin yaklaşmasıda etkilidir elbet . böyle böyle işte :D

    reklam yapıyo gibi olamk istemem ama benzer bir yazınında rafanızca okunması için linkimi paylaşmak isterim dilersenz mesaj onayında siliniz bu kısmını

    http://muhibbi.bloggum.com/yazi/deprem-var-aileye-tutun-birilerinin-sesini-kes.html

Yorum yapın