Hayatımız İnternet Olmuş!

Yarıyıl tatili bitti… Bir şey anladım mı? Bu soruyu es geçmek istiyorum mümkünse! :@

Son 1 haftadan beri -belki de daha fazla- internete girmedim. MSN‘i açmadım, Facebook‘a girmedim, kendi siteme bile girmedim. Hatta uzun bir süre maillerimi bile kontrol etmedim. Neden yaptım bunu? Hem internetsiz bir hayatın nasıl olduğunu unuttuğum ve belki de özlediğim için, hem de tatilimi sanal ortamdan çok gerçek ortamda geçirmek istediğim için. Çok değişik sonuçları oldu. Kendimi deney yapmış gibi hissediyorum ve bu deneyin sonuçlarını sıralamak istiyorum:

1) Sanal ortamda alışık olduğumuz hareketlerin gerçek ortamdaki karşılıklarını özlediğimi fark ettim. Bu hareketler kötü bir şeyler ifade etse bile.. Mesela; MSN’de birini engellemenin karşılığı ona bağırmak veya kötü sözler söylemek, Facebook’ta birinin fotoğrafını “tag”lemenin karşılığı buluştuğunuz arkadaşlarla fotoğraf çektirmek, MSN’de birini titreştirmenin karşılığı o kişinin suratına “Heeey beni dinliyor musun?!?!” veya “Kendine gel ve beni dinle” demek, yine MSN’den birine şarkı göndermenin karşılığı o kişinin gözlerine bakarak o şarkıyı söylemek, birine mail göndermenin karşılığı küçük bir zarfa bir şeyler karalayıp onu elden vermek -böylece o kişiyi her hatırlamak istediğinde bilgisayarı açmak zorunda kalmazsınız-, internetten manzara fotoğraflarına bakmanın karşılığı bizzat o yerlere gidip o havayı solumak olabilir.. Özlemişim.. Gerçekten çok özlemişim.
2) Artık hiç kimsenin sizin bir gün bile olsa internete girmemenize olasılık vermediğini fark ettim. MSN’e günler sonra girince daha önce aldığım mesajlar o an yığıldı ve birçoğunda beni rahatsız eden cümleler vardı. Mesela; “Tuuuğğğççeeee!! Nerdesin bak orda olduğunu biliyorum hemen çık“, “Niye cevap vermiyosun bu saatte MSN’de olduğunu biliyorum ayıp ediyosun ama hani konuşacaktık?” veya “Hadi dün girmedin diyelim bugün de mi girmedin dün yazdığım şeyleri görmedin?” gibi cümleler. Yani inanamıyorum.. Elma dersem çık, armut dersem çıkma, açıl susam açıl, damlaya damlaya göl olur tarzında cümleler yazacaklarına o kadar merak ettilerse telefondan arayıverselerdi bu arkadaşlar.. Aslında iyi oldu bir bakıma. Bu sayede “Aaa Tuğçe internetteymiş bi merhaba diyeyim bari” deyip internete girmeyince de cevap vermemekle suçlayanlarla “Ya Tuğçe kaç günden beri yok dur bi arayayım şunu” deyip arayanlar arasındaki farkı da anlamış oldum. Bir de şu olay var: Facebook’a girdiğim zamanlarda çıkmayı unutuyorum ben :Ç Yani sayfa öylece açık duruyor, ben içeride televizyon seyrediyorum, camdan bakıyorum, kitap okuyorum vs vs. Fakat beni Facebook’ta çevrimiçi gören bazı arkadaşlarım “orada olduğunu görüyorum yakaladım seni hahaha” tarzında ilginç bir fikre kapılıyorlar. Şahsen, kendi internet ortamımda kimseden kaçıp saklanmak gibi bir zorunluluğum, zevkli bir şeyi işkence hâline dönüştürmek gibi bir niyetim yok. Bilgisayar başında değilsem değilimdir, cevap vermiyorsam kişisel algılanmasın lütfen..
3) Tatil boyunca akşamları eve gelir gelmez bilgisayara sarılıp sanki biri onu kaçıracakmış veya elimden alacakmış gibi hareket etmek yerine eşofmanlarımı giyip içeride ailemle televizyon seyredip lagaluga yaptım :M Sadece ders programı almak için internete girdim ve o gün delirdim zaten. İnternetten ders programı almak kadar iğrenç bir şey yok! Allah düşmanımın başına vermesin.. Versin mi yoksa? ^o)
4) Her şey iyi hoş da, 1 haftanın sonlarına doğru ellerim titremeye, salyalarım akmaya başladı. Kısmi nöbet geçirdim geçirecektim ki internete zor attım kendimi :) Çünkü her şeyim internette. Her şeyde internete koşuyorum. Mesela; artık sözlük kullanmıyorum ve bilmediğim bir kelime olunca anında ya TDK ya da Seslisözlük yetişiyor imdadıma. Bir film hakkında bir şeyi merak ettiysem IMDB ve Beyazperde ilk baktığım sitelerdir. Bir yerin adresi veya telefonu lâzım olsa hemen internete koşarım. Daha da bir sürü şey.. Yani interneti hayatımdan çıkarmam elbette imkânsız.
Başka sonuçlar varsa da şu anda aklıma gelmiyor; çünkü aklım pek yerinde değil. Yine grip yapacağını yaptı ve tatilde bile beni buldu, bir türlü bırakmıyor. “Artık ayrılmalıyız, ayrı dünyaların insanlarıyız” diyorum, “Seni bırakamam Tuğçe, sen mükemmel bir kızsın, bence biz birbirimiz için yaradılmışız neden anlamak istemiyorsun?” diyor; ben “ama ben seni sevmiyorum tek taraflı bir aşk bu” diyorum, o “neden bana bir şans vermiyorsun” diyor. Şimdilik o kazanıyor gibi, ama onu antibiyotikle aldattığımı öğrenince muhtemelen beni kendi isteğiyle terk edecek..

Sanırım son birkaç cümle akıl sağlığım hakkında bilgi vermiştir sizlere :M Saygılar efenim..

Hayatımız İnternet Olmuş!” üzerine 13 yorum

  1. aynı duyguları facebook’umu kapattığım zaman yaşamıştım fakat, bu bir diyeti başarıyla sürdürmeye benziyor ilk bir haftayı atlattıktan sonra aramıyorsun hiç.. :p

    geçmiş olsun diliyorum ve ilişkinizde doktorun yerini merak ediyorum.. :D

  2. Gerçekten de birkaç gün internete girmeyince -giremeyince- ne kadar çok zamanımızı bilgisayar başında boşa geçirdiğimizi farkediyoruz, ama tekrar bilgisayar başına oturunca da tüm bu farkettiklerimizi unutuyoruz sanki :D :D
    Ayrıca ” Bu sayede “Aaa Tuğçe internetteymiş bi merhaba diyeyim bari” deyip internete girmeyince de cevap vermemekle suçlayanlarla “Ya Tuğçe kaç günden beri yok dur bi arayayım şunu” deyip arayanlar arasındaki farkı da anlamış oldum.” cümlesini ben de çok düşündüm geçenlerde ve gerçekten de farkı anladım.
    Griple arandaki romantik durumu ise bir pembe dizi misali ilgi, heyecan ve merakla izliyorum :D :D :D

  3. Kizim sen hasta diilll miydin? himmm hem gelmio cagirinca hem dio geziyorum nete girmiyorum aman Tanrim ekildigimize dair koca koca balonlar su an kafamin ustunde dolaniyor haberin olsun:)

    Konu disina ciktim farkindayim canim…Internet,bilgisayar artik iste o kahve gibi bisey oldu damarlarima nufuz etti benim yapicak bisi yok…Korkma ayni bulgular bende de var…Ya da korkmali miyiz acaba askida kaldim simdi:)

  4. Sevgili Tuğçe
    Öncelikle geçmiş olsun.Antibiyotik gibi deneyimli
    bir badyguard seçtiğin için grip denilen hatırbilmezin
    hiç şansı yok.En kısa zamanda terk-i meydan yapacaktır
    Bu arada nete girmek 24 sattlik gün diliminde uykunun ve beslenmenin haricinde yapabileceklerini daha kısa zamanda fazlasıyla yapmak gibi birşey bence.İyiki varsın NET.Ya olmasaydı.O zaman ADSL için ödenen fatura tutarları benzin,telefon,akbil ect.benzerleri
    ile kişisel yorgunluklar da eklenerek gene bizden çıkardı.Lakin kendini bize okadar fazla sevdirdiki
    telefonda bile yanımızda dolaşıyor.Ben öğrencilik yıllarımda internet yoktu derken,bakalım sizler
    “biz talebe iken ???? yoktu” dediğiniz toplumu saran birşey nezaman ve ne şekilde olacak ? Merak işte…
    Başarılı sınavlarla,internetkolik olmadan hepiniz kalın sağlıcakla…
    Biricik yeğeni olan Ergun DAYIN

  5. İnternete girememek mi? Ağzınızı hayra açın yaw :Ç Tuğçe tatilin bitmiş duyduğuma göre… Bu arada hak veriyorum internet olayına. Hakikaten hayatımız internet. Hiçbirşeyimizi internet dışında yapmayacak hale geldik. Mesela bugün(11-02-2008) türk telekom göçtü resmen google bile 5dk da açıldı. Bütün herşeyim yarım kaldı. Allah düşmanımın başına vermesin.. Versin mi yoksa? (tuğçeden alıntı :Äž )

  6. Birde unuttum söylemeyi grip ile arandaki ilişki… Allah tamamına erdirsin. Sevgililer gününde sana hediye olarak zatüre hediye etmesin Allah korusun :S Yaparmı yapar bir arada bana yanaşıyordu grip ama ben ona kötü davrandım kendimden soğuttum :Äž Onu portakal ve mandalinayla aldatıyorum :Ç

  7. @MERT: Facebook hesabını kapatmak mııı?? hıı: O, şimdilik benim için çok uzak bir ihtimal ama o günü dört gözle bekliyorum diyebiliyorum ancak :Äž Doktor fikri için teşekkürler bak bu hiç aklıma gelmemişti :hmm: :Ç
    @AKIN: Arkası yarın gibi bi dizi çekmeyi planlıyoruz zate :Äž Ayrıca seninle aynı şeyi fark ettiğimi fark edince başka bir şey fark etmem gerektiğini fark ettim 8-)
    @BUKETT: Haayııırr Buketimmm nası böyle bişey aklından geçer ben sizi eker miyim. O hafta gerçekten çok hastaydım ben ondan sonraki haftadan basediyorum. Hem ben iyileştim o tekrarladı ben iyileştim o tekrarladı derken bi türlü kurtulamadım şu illetten :oklava:
    @ERGUN BAFRALI: Ergun Dayıcım, yakında internetten beslenmenin mümkün olacağını umuyoruz.. Veya internetten uyumanın. Bunlara e-beslenme ve e-uyuma diyebiliriz aslında.. Korkuyorum..
    @TOXIC: Evet maalesef tatilim bitti :( Sevgililer gününe umarım ayrı gireriz şu griple! Bak ben de onlarla aldatabilirdim nası aklıma gelmedi yaa!! Ama şimdi antibiyotiği portakal ve mandalinayla aldatamam onlar bi dahaki sefere artıkın :Äž

  8. Günümüzde heralde bilgisayar yada internetsiz bi hayattan bahsedilmesi çok güç.ama bağımlılık derecesinde olunca sakıncasını anlatmayada gerek yok heralde :S (eski bi bağımlısı olaraktan en azından ben çok iyi biliyorum :) )
    Sana kötü bi haberim war tuğçe.Bu ilişkide iplerin kendi elinde olduğunu sanıyosan yanılıyosun :D Virüslerin içinde belkide en çok sempati duyduğum,kendini yenileme gücüne hayran kaldığım tür grip virüsüdür.sempati duyma nedenim;her nekadar ona karşı aşıyla korunmaya çalışsanızda,her nekadar vitamin yüklesenizda illaki bi açığını bulur,mutasyon üstüne mutasyon geçirir ve kalbinizi(vücudunuzu) fethetmeyi başarır.ardından sizinle 1-2 haftalık flört döneminden sonra sizi kullanıp bi köşeye atıverir :S yani o isterse yapar güç sende değil ondadır emin ol :D Ve son bişey.grip çok ağır geçmiyosa antibiyotik kullanmamanızı öneririm :) Gereksiz antibiyotik kullanımı elinizdeki güçlü kalkanı virüslerin eline wermektir..

  9. @NOFEAR: Gereksiz değil; aksine çok gerekli bi antibiyotik kullanımı olduuna emin olabilirsin =) Ayrıca sanırım grip anladı onu aldattıımı biraz uzaklaştı sanki benden :ühüh: :Äž
    @BÜYÜK KÖTÜ KURT: Her zaman :Ç :parlak:
    @BIGADICMANIA: Sana n’oldu?!?!

Yorum yapın