Nasıl Bir İhtiyar Olurdum?

Bu haftasonum çok güzel geçti. Sınav haftasından sonra böyle bir haftasonu tatilini hak etmiştim. Gençliğimin verdiği enerji ve neşeyle dolu bir 3 gün geçirdim. Üçüncü günün sonunda eve dönerken bir bankta yaşlı bir teyze gördüm. Öylece oturmuş gelen geçeni seyrediyordu. Ona bakmak için sadece iki-üç saniyelik zamanım olmasına rağmen gözlerindeki derinliği yakalayabilmem ne ilginç.. Nereye bakıyordu, daha da önemlisi ne düşünüyordu acaba? Ben henüz onun yaklaşık 4’te 1’i kadar yaşamış olmama rağmen kafamda onca şey dönerken o, neredeyse bütün bir ömrü devirmiş biri olarak nasıl bakıyordu hayata, insanlara? Benim içimin kıpır kıpır olmasına karşılık ne kadar da dingin ve sakindi o. Acaba enerjisi kalmadığından mı, yoksa enerjisi olsa bile hevesi kalmadığından mı böyle hüzünlü ve keyifsiz duruyordu? O anda bir bana, bir de o yaşlı teyzeye baktım ve gelecekteki halimi düşündüm. Ben nasıl bir ihtiyar olacaktım acaba?

Huzurlu ve o yaşta bile çevresine pozitif enerji veren ihtiyarlardan olmak isterdim. Hani şu küçük çocukların birlikte zaman geçirmekten hoşlandıkları, akranlarıyla oynamak yerine onunla birlikte olmayı tercih ettikleri ninelerden. Çünkü benim bir tane vardı. Birlikte tombala oynardık, pişti oynardık, hatta abartıp salıncakta bile sallanırdık. Çoğu insana çok uzak bir ihtimal gibi gelse de ben, şimdi görüştüğüm belirli arkadaşlarımla o zaman da görüşeceğime inanıyorum. Aradaki tek fark, ara sıra toplanıp Mado’ya, Kahve Dünyası’na, sinemaya, konsere gitmenin yerini çay bahçesinde çay içmenin, sahil boyu yürümenin, banklarda oturmanın, örgü örüp dedikodu yapmanın alacak olması :)

Kafamdaki soru işaretlerini gidermiş olmayı isterdim. Hayatı çözmüş, boşuna yaşamamış, insanları olduğu gibi kabullenmiş ve ne olursa olsun gülümsemenin ve kendine güvenin her şeyi yeneceğine inanmış biri olmayı..

Dünyanın bana sunduğu güzelliklere karşılık ona bir hediye bırakmadan gitmek istemezdim. Akıllı, ahlâklı, güzel çocuklar bırakmış olmak isterdim dünyaya.. Onlar evlendikten sonra yalnız kalmama sebep olacak, çoktan ayrılmış olduğum biriyle evlenmek istemezdim. İster üzerinde ince eleyip sık dokumuş olayım, ister anlık karar vermiş olayım, evliliğimin ömür boyu sürmesini isterdim. Yaşlandığımda hala yanımda olmasını isterdim o kişinin. Arkamıza dönüp baktığımızda ne kadar huzurlu ve mutlu bir hayat yaşadığımız kadar bu hayatı ne kadar huzurlu ve mutlu bir hale dönüştürdüğümüzü de konuşup kendimizi takdir etmek isterdim. Tanışma yıllarımızı, gençlik hâllerimizi tebessümle anıp aynı utangaçlıkla birbirimize gülümsememizi; olgunluk çağlarımızı artık gerçek olgunluğun anlamını bilerek gözden geçirip çocuklarımıza, çocuklarımızla ilgili komik anılarımızı da torunlarımıza anlatmamızı isterdim. Bana korktuğum şeyleri yaşatmamış, hak etmediğim şekilde davranmamış, ufak tefek tartışmalara rağmen saygıda kusur etmemiş biriyle bir ömür geçirdiğim için ne kadar mutlu olacağımı hesaplayamıyorum bile.

Son olarak, sırtıma hırkamı almış sallanan sandalyemde oturup dışarıda şakır şakır yağan yağmuru seyrederken, bir ömrün bu yağmur gibi geçtiğini; ama annem gibi bir anne, anneannem gibi bir anneanne olmanın verdiği huzur gibisi olmadığını düşüneceğim. Yani en azından öyle umuyorum ve içimde bütün bunların gerçek olacağına dair garip bir his var :)

Yaa, işte böyle.. İki saniye gördüğüm teyze beni ne hallere getirdi. Eve gelince zaten kendimi kâmil insan mertebesine erişmiş buldum. Siz nasıl bir ihtiyar olurdunuz durmayın da düşünün biraz; hep genç kalınmıyor böyle peeeehhhh :Äž

Nasıl Bir İhtiyar Olurdum?” üzerine 9 yorum

  1. Gerçektende yaşlandığımda nasıl olucağım diye bi düşüneyim dedim şimdi ama daha çok erken ya :( Ben şimdiden sıkılmaya başadım sandi :) Yaşlanınca belki huzuruda bulurum :)

  2. Bu duygulu ve güzel yazının hayat bulmasını sağlayan öncelikle teyzeye, sonra da sana teşekkür ederim :)
    Ayrıca illa örgü şart diyorsan şimdiden öğrenmeye başlayayım, malum anca kaparım tekniğini :D:D:D

  3. Öncelikle teyze 100 yaşında mı yoksa sen 13-15 civarında mısın? (5’te 1 :D )

    Ben yaşlanırsam sallanan sandalyede oturup tv seyredecem valla.

  4. tam da yazını okurken sezen aksu bir radyoda canlı canlı candan erçetinin yalan şarkısını mırıldanıyordu
    düşündürdün beni gerçekten evimi bu kadar özlemişken hüzünlendirdin aslında
    neyse gelecekle ilgili hayallerini çok beğendim yüzümü güldürdü hayallerin düşündüm de ben de çok istermişim böyle bir sonu
    bu kadar yeter projelerimle uğraşmalıyım
    neşeyle kal
    (ne çok de kullanmışım ; ))

  5. @BIGADICMANIA: Evet bence de erken ama şöööyle bi düşünmek ilginç oluyo :)
    @AKIN: Senin torunlarınla salıncakta sallanırım ben :Ç Senden alamadığım hırsı belki onlardan alırım? :Äž Ayrıca örgüyü öğrenirsen bana da öğret :Ç
    @EMRE: Uyarın için teşekkürler. Yazıyı 4’te 1’i diye değiştirdim ve bir de “yaklaşık” kelimesini koydum sağlam olsun dei :Ç
    @OZ: Yüzünü güldürdüysem ne mutlu bana :) Proje arası bir keyif tadında olmuş senin için :) Kolay gelsin..

  6. BEN EMEKLİ BANKACIYIM sizin yaptığınız iş bende yaptım zamanındaaaa!!! Kartımı içerden yatırcam beeen faturaları almıyoruz ne demek vermiyorum otomatik ödemeye!!! BURDA ARKASINDA YAZIYO TÜM VEZNELERDEN ALINIR DİYEEEEE!!!! şikayet etcem hepiniziiii!!! >:/ (ve kalp krizi) Hık Hık HIKKK!!!.. eşşheeddüüüü….

  7. Ben 30-35 yaştan ileri gitmeyeceğim için böyle şeyleri düşünmüyorum.

    Yes it is true, death is everyones fate;
    but we’ve made it this far, it’s time to celebrate!

Yorum yapın