Yaşamayı Bile Tadında Bıraktın..

Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum,
Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm
Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin

Şarkısıyla uzaklara gittim yine bu hafta.. Bu sözlere bir de Şebnem Ferah’ın içli söyleyişi eklenince daha bir etkileniyor insan. Bu sitede hiç bahsetmedim senden. Çünkü bende o kadar derin ve anlamlı yeri olan bir insanın günlük hayatla ilgili yazdıklarımın içinde kaynayıp gitmesini istememiştim. Ama artık öyle düşünmüyorum. Muhtemelen bu yazı, diğerleriyle kıyaslarsak en derinlerimden kopan hislerimi barındıracak.

Yarın şeker bayramını ikinci kez sensiz kutlayacağım. Her geçen gün seni tebessümle anmak konusunda biraz daha yol kat ediyorum. Bazen o ilk acıyı atlattığımı sanıyorum, acılarım diniyor; sonra olmadık zamanlarda birden alevleniveriyor ve bir arpa boyu kadar yol alamadığımı hissediyorum. Aklıma geldiğinde bazen ilk günkü gibi ağlıyorum, bazen gülümsüyorum, bazen donup kalıyorum ve sana ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Böyle zamanlarda ne düşünüyorum biliyor musun? Bu dünyada haksızlıkların, pisliklerin, anlaşmazlıkların, düzenbazlıkların, çıkarcılığın, bencilliğin ve daha nicelerinin hüküm sürdüğünü ve bunların hepsinden senin arınmış, soyutlanmış olduğunu. Ancak o zaman senin orada olman beni rahatlatıyor. Bütün bunlardan kurtuldun diye. Ne karşına çıkabilecek uyuz, anlaşılması güç, seni deli eden insanlarla uğraşacaksın, ne de bir şeyleri elde etmek veya lâyık olduğunu bulmak için savaşacaksın. Annene demişsin ya, “bir yakının öldüğünde onun ölmemiş olmasını dilersin ama bu bencilliktir ve onu gerçekten düşündüğün anlamına gelmez. Çünkü onun yanında olmasını, ölmemiş olmasını kendin için istersin; özlemini dindirmek için, onsuzluğun acısını yaşamamak için. Oysa ki onun için orada olmanın iyi olacağını düşünmezsin” diye, işte ben de bunu düşünüyorum. Orada huzurlu ve mutluysan arkanda bıraktığın bizler bir şekilde katlanırız. Biraz da sadece Yeşim Kaya için tuttuğum defterden kısa kısa notları yazayım:

22.12.2005
Bazen düşünüyorum. Keşke senden bir şey, ne bileyim bir toka, bir kolye, bir saç teli olsaydı bende şu anda diye. Ama sonra fark ediyorum ki zaten ben senden geriye kalan bir şey değil miyim? O ellerin ellerimi tutup en zor zamanlarımda bana moral vermedi mi? O eller yanaklarımı, saçlarımı okşayıp bana dokunmadı mı? Ben senden geriye kaldım. Ben de senin bir hatıran sayılırım ve bu anlamda senden alacağım bir kolyeden veya tokadan daha değerliyim. Ne de olsa 4 sene aynı sınıfı, 2 sene aynı sırayı paylaştık seninle. O zamanlar yanımdaydın, şimdi içimdesin.
27.12.2005
Salı saat 19:06. Aklıma yine komik bir anı geldi. Okulun son günleriydi ve biz törendeydik; bahçede. Bir an baktım Yeşim yanımda; bir daha baktım Yeşim yok! Nasıl da becerdin bir ayağını o çukura sokup düşmeyi. Tamam, demirlerden bir iki tanesi kırılmıştı ve ayağın araya girmişti ama yine de bu iş biraz kabiliyet ister
:) Canım benim!…
25.07.2006
Seni arıyorum, yanımda olmanı diliyorum, seninle duygularımı ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Uzun zamandan beri içime attığım, biriken, patlama noktasına gelen, patladığı zaman çevremdekilere ve bana zarar verecek olan duygularımı. Sana açılmayı, fikirlerini almayı, beni rahatlatmanı gözlerim dolarak, içim sızlayarak, dudaklarımı ısırarak istiyorum. Seninle saçmalamak, seninle akıllanmak, seninle kendim olmak istiyorum. Biraz daha gerçekçi ve mantıklı olarak “keşke seninle olan günlere geri dönsem, dönebilsem” diyemiyorum; çünkü yine seni kaybetme acısını yaşamak istemiyorum. Zaten geriye dönsem telafi etmek istediğim, daha iyi olmasını istediğim bir şey yok bizimle ilgili. Aramızdaki her şey öylesine mükemmeldi ki; daha güzelini yapamazdık diye düşünüyorum.
16.11.2006
Hayatımda çok şey değişiyor. Sen gittiğinden beri o kadar çok şey gelişti ki hayatımda.. Her seferinde seninle bunlar hakkında konuşmayı, senin yorumlarını almayı, birlikte olaylara komik açıdan bakıp deliler gibi gülmeyi çok istedim. Hala da istiyorum. Aslında hayatımdaki olaylara, kişilere ve karışıklıklara yaptığın yorumlar, düşüncelerin, mimik ve jestlerin o kadar işlemiş ki içime, şu anki olayları sana anlatsam hangi mimik ve jestlerle hangi cevapları vereceğin gözümde canlanıyor. Özlüyorum seni.. Ellerini sallayışını, dersteki o uyuşuk, uyur-gezer halini, kaşlarının birini kaldırıp öyle bakışını, gömleğini düzeltmeni, eteğini çekiştirmeni, tost yiyip meyve suyu içmeni, bana oyun CDlerini hararetli hararetli anlatmanı ve daha fazlasını sayarsam gözlerimden yaşların boşanmasına sebep olacak bir çok şeyini.. Ne garip. Öyle gerçeksin ki hala benim için. Alışmak çok zor. Vega ne güzel söylemiş:

Bir gün gelir, bir gün geçer.
Bazı şeyler hiç ama hiç değişmez.
Her geçen anın sonunda hala…
Alışamadım yokluğuna.

Seni yaşatacağım hep. Senin sevdiğin gibi devrik cümleler kurarak, derin düşünerek, senin hareketlerini yapıp senin sözlerini söyleyerek, yakınlarıma senin ne kadar mükemmel bir insan olduğunu anlatarak ve en önemlisi içimde hep seni taşıyarak yaşatacağım seni.. Sen her şeyin en güzeline, en iyisine layıksın ve eminim şu anda layık olduğun yerdesin. Sen bir efsaneydin, seni yaşamak güzeldi.

O büyük ruhun bedenine sığmadı ve sen yaşamayı bile tadında bıraktın! Bize de fotoğraflarla avunmak düştü.. Ve bir de bana son gün MSN’den gönderdiğin sanki ertesi gün gideceğini biliyormuş gibi bana bir şeyler anlatmaya çalıştığın o şarkıyla..

 

Yaşamayı Bile Tadında Bıraktın..” üzerine 11 yorum

  1. Çok az insanı tanıdığım için memnun olurum, ve çok daha azı için “keşke tanıyabilseydim” derim. Tuğçe’nin anlattıklarına bakılırsa, Yeşim de bu insanlardan biri.

    Tuğçe’yle bu kadar yakın olmamın nedenlerinden birisin, ama keşke olmasaydın… Başka yolunu bulurdum be kızım, illa gitmek zorunda mıydın?! (Bu satırları biz dünyadakilerden daha rahat okuyacağını biliyorum, çünkü oraya bağlantıyı Türk Telekom sağlamıyor.)

  2. Gerçektende güzel bi yazı olmuş. Hiç bu açıdan bakmamıştım ama gerçektende bazen bencil olabiliyoruz sanırım. İnsan bu güzellikler hiç bitmesin istiyoruz. İyi bayramlar ;)

  3. Teşekkür ederim bu yazın için Tuğçe. Nice bayramdır aldığım en güzel hediye bu. Akıllarımızdan hiç çıkmasın O’nun güzel yüzü ve adı..
    Bu yorum vesilesiyle tüm “tuuce.net” ailesinin bayramını kutlarım.

  4. Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların yok olduğu bu bayram günlerinin , yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle…
    Ramazan Bayramınız hayırlı, bereketli olsun!

  5. bu ne guzel bır sıte bu gun ılk defa gelıyorum ayrıca yazıya bayıldım bazen o kadar ozel oluyor kı ınsanlar
    ıste onlar bızım bırıktırdıklerımız …

  6. hissettiklerimi yada düşündüklerimi yazmıycam…sadece teşekkür ederim tuğçe..O’ndan bahsettiğin için…

  7. evet tuuce.net bir müdavim daha kazandı.. taa adana lardan..siteni blograzzi den buldum..ilk önce bayram yazısını okuduğumda, normal beni gülümseten bişey dedim kendimce… ama yeşim i adeta onu tanımayanlara bile tanıttığın, dostluğu bu kadar güzel anlattığın, gözlerimin dolmasına sebep olduğun ve gün içerisinde 2. kez okumak isteyip okuduğum yazın beni bu siteye bağladı.. gercekten cok başarılı bir site..yorumların ve hayata bakışın hoşuma gitti…

    güzel yazılarda, yeni yorumlarda buluşmak ümidiyle…

  8. Çok güçlü bi kızsın bunu söylemem gerek yok sanırım ..Dediğin gibi giden aslında kurtuluo yanı hepimiz oraya gıtmek ıcın burda zaman geciriyoruz;ama kalan işte onlar kendileri için üzülüo “alışmak” çok zor ,özlemek zor ,kalan için bicok şey zor..

    Ama ne güzel ki hep gülerken anımsıyorum onu bembayaz cehresiyle ve sende nasılda ona benziosun devamlı gulen yuzunle…Canım arkadasım cok sagol Yeşimizi anlattıgın,içini döktüğün için…

  9. canım benim, canım..
    ne desem bilmiyorum ki sözler hep tükenir zaten hep böyle anlarda ve sen zaten söylenecek herşeyi bir bir öyle güzel söylemişsin ki..
    bu yorumu sadece onun ve senin için yazmak istedim..
    acını ve sevgini öyle içimde hissediyorum ki, her aklıma geldiğinde gözyaşlarımı tutamıyorum şu anda olduğu gibi..
    mutlu olduğuna inanıyorum ve bunu tüm kalbimle diliyorum..

Yorum yapın