Tuuce.net’in 14. Ay Değerlendirmesi :)

Öncelikle teşekkür etmek istiyorum sizlere. 11 Ekim tarihinde yazdığım “Yaşamayı Bile Tadında Bıraktın” adlı yazıyla ilgili o kadar çok güzel sözler söylediniz ki.. En derinimden kopan hislerimi dile getirdiğimi söylemiştim ve bununla paralel olarak beni en duygulandıran ve sevindiren yorumlar, mailler aldım. Ve düşüncelerimi buraya aktardığıma bir kez daha memnun oldum.

İkinci olarak, fark ettim ki blog sayfama yazalı 1 seneyi geçmiş, 14 ay olmuş bile. Nasıl başladım ve nasıl devam ettim, yapmak istediğimi mi yaptım yoksa nereye sürüklenirsem oraya mı gittim bir düşündüm. Aslında ben hiç blog taraftarı değildim. Yazamayacağımı düşünüyor, yazsam bile bunların çok da anlamlı şeyler olmayacağını söyleyip duruyordum. Yine de denemekte fayda var diyen Cem arkadaşımız, beni sonunda ikna etti ve geçtiğimiz senenin Ağustos ayında ilk yazımı yazdım. Yazdıkça daha çok yazasım geldi, çevreme daha bir gözlemci gözüyle bakmaya başladım. Hayata bakış açım değişti. Artık sadece oyuncu olarak değil; senarist olarak da yer alıyordum hayatın içinde sanki. Günümüzü, insanları, dünyayı dikkatle incelemeye başladım ve bunu nasıl yazılarıma aktarırım diye düşünmeye başladım. Şimdi aklıma bir örnek geldi mesela. Geçtiğimiz yaz Mümin Sekman‘ın verdiği bir seminere gitmiştim ve gelir gelmez gözlemlerimi yazmıştım. Mümin Sekman bu yazımı internetten bulmuştu ve iletişime geçmiştik. Bu sayede hala devam eden iyi bir arkadaşlığa adım atmış olduk. Mümin Sekman’ın kurucusu olduğu KİGEM‘in çıkardığı İnsan İsterse serisinin 1. kitabında da Ahmet Nazif Zorlu‘nun başarı öyküsünün yazarı olarak yer aldım. Bir kitapta yer almak hep istediğim bir şeydi ve bunu sadece katıldığım semineri anlatarak elde etmiştim. Olaylar da zincirleme bir şekilde gelişmişti. Bunun dışında, 14 ay içerisinde de kendimde çok değişik yönler keşfettim. Ve inandım ki bir insan çevresini sorgularsa, olaylar ve insanlar üzerine düşünürse; hayat görüşü ve kimliği o kadar berraklaşıyor ki.. Kendisi bile şaşırıyor çabaladığı zaman herkesten farklı bir bakış açısına sahip olabileceği gerçeğine. Buna bağlı olarak da naçizane fikrimi belirtmek gerekirse, olan olaylara bakıp geçmemeniz, o olayların neden olduğuna, nasıl olduğuna, sonuçlarının ne olduğuna ve bunun sizi nasıl etkilediğine kafa yormanız belli bir süre sonra kendinizde hissedilir bir değişikliğe yol açacaktır. Bunu anlamam için illa blog sahibesi olmam ve yazı yazmam gerekiyor muydu bilemiyorum. Tabi şu da bir gerçek ki yazılarımın okunduğunu hissetmeseydim ve kendi kendime konuşuyor hissine kapılsaydım bu kadar sürdüremezdim ki bu da bir kez daha sizlere teşekkür etme isteği uyandırıyor bende.

Son olarak da şunu anlatayım. Daha önce hiç girmemiş olduğumu varsayarak alıcı gözüyle siteme girmeye karar verdim dün. Herhalde ilk tıkladığım linklerden birisi “Hakkımda” linki olurdu dedim ve o yazının üzerini tıkladım. Ne göreyim?! Gayet laubalimsi, gayet geyik, bir o kadar dil çıkarma işaretleriyle dolu bir yazı. Beni anlatıyor mu? Kısmen. Ama ilk izlenim olarak insanların bilmesi gereken çok daha önemli şeyler var benimle ilgili. Ve orada yazmış olduklarım da çok gereksiz bilgilerdi. Halbuki sadece 14 ay önce yazmıştım o yazıyı. Tabi o zaman bu sitedeki hiçbir yazıyı yazmamış bulunuyordum. Dolayısıyla tuuce.net’in nasıl bir şekil alacağını, ne tarz yazılar barındıracağını tam olarak kestirememiştim. Onun için de 14 ay boyunca alakasız bir “Hakkımda” yazısına maruz bırakmıştım site ziyaretçilerini :ühüh: Aklıma ortaokuldaki edebiyat hocamızın kompozisyon yazdığımız derste söylediği bir şey geldi. Önce yazıyı yazmamızı, başlığı sonra bulmamızı yani yazının akışına ve geneline uygun bir başlık bulmamızı söylerdi.Eğer başlığı önce koyarsanız, yazıyı başlık çerçevesinde kısıtlamış olursunuz ve yaratıcılığınız kısıtlanır” derdi. Ne kadar doğruymuş şimdi anladım. Dolayısıyla dün hemen bir daha yazdım “Hakkımda” yazısını ve içim de rahat etti ben de :)

Tuuce.net’in 14. Ay Değerlendirmesi :)” üzerine 11 yorum

  1. Bayan “Ay-Cem-hiç-uğraşma-yazmam-ben-blog-falan” 14. ayını doldurmuş da Hakkında sayfasını güncelliyormuş…
    :P

    İşin kötü tarafı ne biliyor musun? Ben bir temayı bir buçuk yıldan fazla görünce yaptığım bir sitede bunalıyorum, sıkılıyorum. :) 4 ayım kalmış güncellemek için, ama bu kadar iş-gücün arasında nasıl yaparım bilemiyorum.

    Dipnot: O “Hakkımda” yazısını hiç beğenmemiştim zaten hatırlarsan… Söylediklerimi 14 ay sonra olsa da dinlediğini bilmek güzel. :D

  2. Yazmıyacam ya yorum morum.Bi tane yaziim dedim site mortladı.Çok da güzel yazmıştım.Şimdi hevesim kalmadı. :(
    Nice 14 aylara bari :D

  3. Oldu mu o kadar yahu? Yaşlanıyoruz galiba :D
    Bence senin blog’unun doğumgününü de bizimkileri kutladığımız gibi değişik aralıklarla kutlayalım, mesela bir 14 ay sonra da 2. yaşına girsin? :D :D
    Nice -değil 14 ay- 14 yıllara “tuuce.net”!!! :D

  4. vayy be tebrikler gerçekten blog yazmak ve bu kadar uzun yazmak büyük başarı diye düşünüyorum… bu arada bloglarımız da yaşıtmış :)

  5. Nasıl aklıma gelmedi bilmiyorum ama; 14 benim annemle babamın uğurlu sayısıdır. :)

    Evlilik yıldönümleri 14 Ağustos, nişan yıldönümleri 14 Şubat, ve eğer ben tembellik etmeseymişim 14 Haziran’da doğacakmışım. Genelde hep çiçekler 14 adet gönderilir, pastaların üzerinde 14 adet süs olur vs. vs.

  6. valla başarılarının devamını diyelim benim gibi genc blogcularada yardım ederseniz cok seviniriz Allah utandırmasın…

  7. Geri izleme: tuuce.com

Yorum yapın