Parfüm ==> İnsanı Rezil De Eder; Vezir De..

    Ne zaman vezir?

Ağustos ayının sıcak günlerinde erkenden kalkıp bankacığıma doğru giderkene, sabahın köründe kalkmış olmanın verdiği mahmurlukla yolumu kaybetmemeye ve sağ salim bankama varmaya çalışırken birdenbire önümde beliriveren bir silüet. Tabi bu silüeti fark etmemi sağlayan şey, buram buram yayılan ve yolunu kaybetmeye zaten ölesiye meyilli olan birini sarhoş edecek kadar iddialı parfümü.. Kılık kıyafetinden belli ki o da işe gidiyor. Siyah ve parlak takım elbisesi, hafif rüzgârın yana doğru attığı mavi kravatı ve sabahın körüne göre fazla edalı yürüyüşünden belli. Bunu gözlemledikten sonra başka bir şey gözlemleyemedim; çünkü gözlerimi kapayıp burnumun götürdüğü yere gittim. Parfüm nereye götürürse oraya sürüklendiğimi hissettim gözlerim kapalı, burnum önde bir şekilde. Sonra hafiften gözlerimi açtım ve bankama geldiğimi fark ettim. O sırada kahramanımız da karşıdan karşıya geçecekti ve ben onun suratını çok merak ediyordum. Tam suratını çevirdi ki ben suratını görmemeye karar verdim. Ya parfümü kadar etkileyici ve karizmatik bir suratı yoksa? En iyisi onu hayal ettiğim gibi kalmasıydı –yani mükemmel. Görüldüğü gibi öyle de oldu. Karizmatik parfümlere daima zaafım olmuştur ve beni dile getiremeyeceğim şekilde etkiler bu keratalar. Sonuçta ne oldu? Arkamı dönüp bankama girdim ve uyumaya devam ettim :Äž İşte o adam, parfümü sayesinde benim gözümde vezir olmuştur bile!

    Ne zaman rezil?

Parfüm sürmeden evden çıkmam. Son zamanlarda da en son orta okulda kullandığım; fakat o senelerden sonra hiçbir yerde bulamayıp 8 ay önce Beşiktaş’ta rastladığım Catherine Arley‘in Tuçe parfümünü kullanıyorum. Neden bu parfümü kullandığıma şaşmamalı; bir kere isminden kazanıyor :parlak: Perşembe günü derse giderken her zamanki gibi parfümümü sıkıp gittim. Fakat bir gariplik vardı.. Daha yurt binasından çıkar çıkmaz bir arı dönmeye başlamıştı etrafımda. Sonra iki arı, derken üç, dört, beş.. Zar zor derslik binasına girdim ve kendimi sınıfa zor attım; rahat bir nefes aldım. Sonra hoca geldi ve derse başladık. Aldığım rahat nefesler sürmekteydi. Ta ki camdaki o ufacık aralıktan bir arı girene ve beni bulana kadar! Yahu tamam, Tuçe’nin şekerli olduğunu biliyorum da bu kadar da şekerli olduğunu bilmezdim.. Tadından yenmiyor! Arılar sahiplendiler bile. Staja giderken parfümüne vurulduğum adam beni tavladı; ben de Şile’deki bütün arıları.. Ve görüldüğü gibi, rezil de ben oluyorum! :ühüh:

Parfüm ==> İnsanı Rezil De Eder; Vezir De..” üzerine 6 yorum

  1. Hehe doğru doğru :) Bi de lanetli parfümler var… Siz 4 sene kullandığınız için değiştirmek istersiniz ama etrafınızda hatrı sayılır kişiler kesinlikle değiştirmemenizi ister :D lanetli değişteremiyorum Armani Mania :)

  2. Bayan parfümlerini yapan kozmetik uzmanlarına ve onu kullanan bayanlara uyuz oluyorum. :@ 600 metre öteye gidiyor ama koku burnumda duruyor. Gelde dellenme şimdi. Kızlar bilmiyo mu bu parfümlerin içine afrodizyak maddeler koyuyolar.Sonra tecavüz suç oluyor :@ :D
    Das Parfum filmi benim de aklıma geldi.Ne güseldi o be. :$ Pis fransızlar :D

Yorum yapın