Aşkı Ararken Doğruyu Bulmak” üzerine 11 yorum

  1. Çok sevdiğim birinin bana söylediği gibi, insan küçük şeylerden de mutlu olmayı öğrenebilmeli. Bir kodlama yaparken istediğim çıktıyı almanın veya kulağımda kulaklıkla yürüyüş yapmanın, gecenin geç bir vakti bir yerden eve dönmenin veya zor bir şarkıyı gitarda çıkarıp çalabilmenin bile verdiği mutluluk yetiyor bana bazen.

    Ben de artık bitmiş durumda olduğumdandır. Ne aradığımı bilmiyorum, ve kendimi aradığıma ikna etmeye çalışırken, aramadığımı da farketmeye başlıyorum. Ve bu yüzden kararını oldukça olumlu karşılıyorum.

    Kaldı ki, benim hep inandığım bir şey var: Doğru insanı arayarak bulamazsın, zamanı ve yeri gelince karşılaşırsınız… Ama senin körlüğünle bu iş ne kadar gerçekleşir, orasını bilemem. :P

  2. Eğer aşkı bir insanın varlığında arıyorsanız doğal olarak bulamazsınız, çünkü yanlış yere bakıyorsunuzdur.
    Aşk bir insanın “yokluğunda” vardır. Aşık Veysel’in de dediği gibi “Aşk, kavuşamamaktır.” Dakika başı telefonla konuşamadığınız bir insanın size kötü birşey söyleme ihtimali yoktur. Hergün göremediğiniz bir insan, size onu özleyebilmek için zaman tanır. Belki de günümüzdeki insan ilişkilerini ve sözde “sevgililik”leri bayağılaştıran ve cıvık bir hal almasını sağlayan da gelişen teknoloji olmuştur. Eğer Ferhat’ın bir cep telefonu ve “3 saati 1 kontor olan sevgili hattı” olsaydı sizce Şirin için dağları deler miydi? Şirin’i görmek istediğinde cep telefonu ile çektiği resime bakabilirdi? Böylece dağın bağrını da delmek zorunda kalmazdı.. Zaten günümüzde kimse değil sevdiği için dağı delmek, yerdeki taşa tekme atmaz hale gelmiştir.
    Biraz uzattım kusuruma bakmayın ama ben de fırsat bulmuşken fikirlerimi paylaşayım dedim. 1 milyon kişiden 1’i bile ne anlatmaya çabaladığımı anlasa bana yeter. Blog sahibesi kızmadan kaçayım ben :D

  3. Aslında çok konuşup çok kafa dağıtmak istediğim bi konu ama düşünmek de konuşmakda bana çare olmadı :) Her beklenmedik olaydan sonra iki şarkı gelir aklıma

    “Boşver, bu da geçer
    Zamana bırak yeter
    Eski unutulur
    Yenisi bulunur
    Sıkma canını ne olur”

    “Akışına bırak
    Damarında akan kan gibi
    Akışına bırak
    Dağlardan inen ırmak gibi
    Akışına bırak
    Akışına bırak bırak gitsin”

    Heşeyin zamanı geldiğinde değişeceğini düşünüyorum :) Sanırım bazen fazladan boşvermeye başlıyorum :) Akışına bırak ….

  4. Akın, anladım ben seni…

    Diyorsun ki selocanlar aşkı bozdu. :P

    Ama aşkın illa “kavuşamamak” olması çok moral bozucu bir düşünce; o zaman sevdiğinle birlikte olduğunda, hatta iş o noktaya gelince evlenip birlikte bir hayat kurduğunda artık o insana âşık olmayacağın gibi bir anlam çıkıyor.

    Zaten Julie Bowen’ın karakteri de Lost’ta Matthew Fox’un karakterini bıraktı… Pislik! (Bir de, sanırım bu karakterlerin dizideki isimlerini öğrenmem lazım… 2 sezon oldu yahu!)

  5. Oncelıkle Akıncım ne gusel yazmıssın takdır ettım senı:) Ayrıca A.Veysel fln Yıldız hoca dustu aklıma :)
    Ya ben de herseyın zamanla olacagı kanısındayım yanı belkı de oylesı daha kolay daha az yıpratıcı…
    Hanı olur ya bazen gec kalan arkadasınızı beklıosunuzdur yola bakar bakar durursunuz offf yok ıste nerde bu ….Sonra baska bıseyle ılgılenmeye baslar,yola bakmayı keser yanı “yolunu gozlemeyı “bırakırsınız we o gelır ordadır ustelık beklemdıgınız anda aklınızda yokken orda oldugu ıcın de daha bı lezzetlıdır bu durum ..
    Su hep yolunda akar ewt bazen bole dusunmek belkı de okadar cok fırsatı elımızden alıp goturuyo ki ama boyle ıste keske kolay olsa ama dııl “aysenın bakkal amcaya gofret karsısında werdıgı paradan arta kalanı hesaplaması” kadar kolay dııl hersey..
    Bılemıom ya zaten kım bılıo kı tuucecım senı az da olsa anladımı zannedıom ne kadar guzel sen gayet emın bı bıcımde anlatmıssın durumu bu bıle mutluluk werıcı olmalı…
    Ha bı de cok alakalı alkasız ıste bı yerde okudum cok etkılendım “Belki Tanrı uygun kişiyi tanımadan once yanlıs kısılerle tanısmanı onu tanıdıgında mınnettar olman ıcın ıstedı…” Hadi buyur burdan yakkk :)
    [cnm bu arda sarkı sozlerı cok gusel…]

  6. Demek ki tam anlayamamışsın Cem, çünkü aşkın kavuşamamak olması moral bozucu değil. Kavuşamayınca aşk olur. Kavuşursan adı başka olur.
    Takdirlerinize layık olmaya çalışıyorum Bıket :D
    Tuğçe’nin mutluluğu insan haricinde arama yöntemi bence çok başarılı bir yöntemdir, çünkü doğada neyin mutluluk verip neyin vermeyeceğini bilir ve onları yaparsan mutlu olursun. İnsan ise kaotiktir, bir anı diğer anına uymaz. Seni herşeyden çok da mutlu edebilir, herşeyden çok da üzebilir ve bunları yapması için kesin bir nedene ihtiyacı yoktur.
    Tuğçe fikrine destek çıkmam sadece fikirden kaynaklanıyor, yanlış anlama :D

  7. Arkadaşlar, değerli fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim ve Ayça sana gelince,
    Evet ben de mutluluk konusunda söylediğime inanmıyorum aslında :Ç Hep büyük konuşunca o dediğim başıma geliyo biliyorum ama nolur mutluluğu bunlar haricinde bişeyde ararsam hatırlatma; çünkü sen hatırlatınca kötü oluyo :Äž

  8. Ben hatırlatayım? “Demiştim ben” demeyi çok sevdiğimi biliyorsun? :)

    Tatlı bir hatunun da dediği gibi, “Hey Mr. Love I’ve been singing, and still there’s a hole in my heart only a man can fill” olmasın da… :) (Yalnız, hatun tatlı, değil mi?)

Yorum yapın