Hayat Bana Neler Öğretti?

    Son günlerde nedense insanlar yaşımı çok sormaya başladı. Ben de yaşımı söylüyorum tabi ki ama bir yandan da bu yaşa geldim ve önceki yıllara göre ne kadar yol kat ettim? Bu yıllar bende neler değiştirdi veya beni nasıl etkiledi? İnsanın karakterinin değişmesi çok zor ama şekillenip gelişmesi kaçınılmaz. Bu gelişme iyi yönde de olabilir, kötü yönde de. Ben, kendimdeki değişiklikleri şöööyle bir düşünmeye karar verdim ve ortaya iyi veya kötü yönde olduğu sizin takdirinize kalmış birkaç şey çıktı:

    1) Bir konuda sapkınlık derecesinde kararlı olan birinin fikrini bir-iki denemeden sonra değiştirmeye çalışmamayı, aslında farklı bir şekilde bakarsa daha farklı görebileceğini anlatmaya teşebbüs etmemeyi öğrendim.
    2) Fikirleri ve davranışları benimkilerle aynı doğrultuda olmayan insanları oldukları gibi kabullenmekle ve şartların gerektirdiği üzere onlarla ilişkilerimi sürdürmekle birlikte fazla samimi olmamayı, öylesine görüşmeyi öğrendim.
    3) İnsanlara olan fedakârlığıma ve iyiniyetime karşılık alamayınca hayalkırıklığına uğramamayı öğrendim. Çünkü anladım ki bu hayatta çoğu insan kendi derdinde ve onlar için asıl önemli olan kendi isimleri, kendi hayatları. Dolayısıyla artık en baştan onlardan karşılık almayacağım mantığıyla davranmayı öğrendim. Tabi bu hayatımda büyük yer kaplayan ve çok değer verdiğim insanlar için geçerli değil. Hem zaten onlar “dost” kriterlerine yeterince sahipler.
    4) Eski Tuğçe’nin tersine; insanları giyinişlerine, süslenişlerine, tiplerine göre değerlendirmiyorum artık. Herkesin tercihleri farklıdır ve bu hayatı istedikleri gibi yaşarlar. Kendilerine ve bana zarar vermedikleri sürece benim için onların fikirleri, davranışları ve karakterleri ön planda.
    5) Artık hiçbir şeye “olanaksız” gözüyle bakmıyorum. Çünkü son 2 yıldır olanaklılığına hiç ihtimal vermediğim olaylar yaşadım. Gerçekten istenildiği takdirde elde edilemeyecek şeylerin çok az olduğuna ikna oldum. Paulo Coelho‘nun Simyacı adlı kitabında bahsettiği gibi sen bir şeyi bütün varlığınla istersen evren o isteğin için birlik olur fikrine tamamen olmasa da yavaş yavaş inanmaya başladım. Tabi sırf bu cümleye inanarak George Clooney veya David Boreanaz’ın sana aşık olması, Angelina Julie’nin Brad Pitt’ten ayrılıp seninle evlenmesi gibi şeyleri de istemeyiver, abartma! :oklava:
    6) Büyük konuşmamayı öğrendim. Eskiden kesin ve sert ifadelerle yapmayacağımı veya doğru bulmadığımı söylediğim şeyler vardı. Ama şimdi olaylara ve insanların tercihlerine daha esnek bakabiliyorum. “Doğru” kavramını sorgulamaya başladım. Eskiden “doğru değil” dediklerimi gözden geçirdim ve aslında bu genellemelerin çok da “doğru” olmadığını fark ettim. Zaten herkes kendi doğrusuna göre yaşamıyor mu? Eğer öyle olmasaydı tek tip bir doğru olurdu.
    7) Geriye dönüp baktığımda hata/yanlış olarak nitelendirdiğim hiç bir olayı yaşadığım için pişman değilim. Hepsinden ders almayı ve bana hata nedir onu gösterdiği için onların değerini bilmeyi öğrendim. Eğer o hataları görmeseydim doğruyu bilemezdim de bulamazdım da.
    8) Korkularımdan korkmamayı, endişelerimden endişelenmemeyi öğrendim. Korkularımı korkutmayı henüz başaramamış olsam da en azından onların varlığının hayatıma bir anlam verdiğinin ve endişesiz bir hayatın aslında amaçsız bir hayat olduğunun farkına vardım. Tabi kararında olması şartıyla.
    Ama asıl düşündüğüm ve düşününce dehşete düştüğüm şey, gecenin bu saatinde bunları nasıl toparlayıp yazdığım :hıı: Demek ki o kadar zor değilmiş ve sıra sizde olsun. Sizdeki değişmeler neler hiç düşündünüz mü? Ne kadar yol aldınız veya gerilediniz kendinize sordunuz mu?

Hayat Bana Neler Öğretti?” üzerine 13 yorum

  1. Ben de çok değiştim geçtiğimiz sene. 3. maddeni özellikle uygulamak istedim, ama pek başarılı olamadım. Fakat artık eskisi kadar takmıyorum, ki bu büyük bi sorun. Çünkü artık sadece sinirleneceğim veya üzüleceğim şeyleri değil, hiçbir şeyi takmıyorum. Sevdiklerimi ihmal etmeye bile başladım. Aysun’u ve başkalarını kırdım.

    Ayrıca o Simyacı denen kitabı da Aysun’la barışmayı beklerken bitirdim… Çok küçükmüş yahu. Oysa tabii. Küçüktü, değil mi?

  2. Yaşadıklarımız ve hayat bizim için değişmesi çok zor görünenleri bir çırpıda değiştiriyor.İlk başlarda yardırgasakta zamanla alışılıyor bu değişimlere.

    Uğruna kendini heba ettiklerin,sebepsiz ve sessiz uzaklaşıyor.Bunun için mücadele bile edemiyorsun artık,çünkü her giden bir şey götürüyor.

    Büyüyoruz istemesekte.Ve bu devam edicek..

  3. 7. maddeyi “Asla dinlemem bunları. Bu dünyada, bu hayatta olmaz!” dediğim grupları ayıla bayıla dinlediğim gün öğrenmiştim :D

    Ayrıca Cem, sen 10 kitap daha bitirirdin de…. neyse :)Bak kötü mü oldu??

  4. “Beklemek”ten kastım onların odasına gidip gelmesine beklerken Tuğçe’nin tarafını karıştırmam sonucunda kitabı bulup okumamdı. :) Yoksa ne kitaplar bitirdim genel zaman diliminde. :)

  5. Öncelikle tebrik etmek isterim bu güzel yazı için, doluymuşsun fazlasıyla galiba :D
    İkinci tebriğim ise 5. maddeyle ilgili.. Angelina Jolie okumuş bu yazını, senin birşeyler bildiğinden şüphelendi, 2 gündür telefonlarıma çıkmıyor, papaz ettin bizi :D (Alın size yeni kitap Simyacı 2, Hayallerin Gücü :D :D )

  6. 1. madde; kesinlikle doğru yapıyosun. Böyle insanlar umulmadık anda ummadık tpkiler verip kırıcı hatta yıkıcı olabilirler.

    2. madde; Farklılık olmalı ki; farkımız ortaya çıksın ;)

    3. madde; e kimse bisiklete binmeyi düşmeden öğrenmedi… kldı ki yeri geldiginde bencillik insana yarar bile sağlar… Önce “sen” gerisi hikaye…

    4. madde; çok ama çok klişe olacak lakin buyrun; “Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.” Mevlâna

    5. madde; illede polyannacılık oynamayın demiyoruz… pozitif düşünce kazanır, pozitif olayları doğurur.

    6. madde; büyük lokma ye büyük söz söyleme… “İyi” olan herzaman “doğru” değildir. “Doğru” olan herzaman “iyidir”.

    7. madde; “KEŞKE” işte en kortuğum kelime… Doğruyu bulmamız yanlışlara bağlı esasında…

    8. madde; Dedim ya tek korkum; KEŞKE demek…

  7. 5. maddeye destek anlamında ayrıntı yayınlarından çıkan ”olasılıksız” adlı kitabı şiddetle tavsiye edicem :)
    aynı maddeye köstek olarak da Coelho’yu hiç sevmediğimi, bir dönem furya olan meksika dizileri senaristleriyle arasında bir fark göremediğimi belirticem :) Ayrıca simyacı adlı kitabındaki hikayenin orjinali ”binbir gece masalları” adlı bence dünya edebiyatının atası denebilecek kitap serisinde var. Etkilenmeye evet ama kopyaya hayır :) ve coelho’nun yaptığı pek etkilenme sayılmaz…
    saygılar…

  8. madde 3’e itirazım war ben düşmeden öğrendim bisiklete binmeyi ve eminim istisnalar kaideyi bozmazlar ama madde 2’de dediği gibi yazarın farklılık olmalı ki ; farkınız ortaya çıksın.. o zaman istisna bi farklılık msntık olarak :S :D

  9. hayat bana neler öğretti demeni bi anlamda eksik buldum ve bu noktada bana kızabilirsin ama hayat tamamen tecrübeden ibaretttir ve bu tecrübelerin sonu gelmez..( gelir de ölene kadar o da..ölmek bile bi tecrübe oluyo bu anlamda..) hayat sana her zaman öğrenecek bişiler sunar. rahmetli Yunus Emre söylemiş sanırım hamdım,piştim,yandım diye.. daha pişemedik say hayatın öğrettikleri için (-di’li geçmiş zamanda anca kızarır,daha şimdiki zamanla, gelecek zaman warki;…. çok yol war çoookkk…) çünkü öğrendiklerinin pratiği war daha önnde :)

Yorum yapın