Uyku İstiyorum!!!

Ben garip bir insanım. Garip olmakla garip olmamak arasında bir seçim yaptım ve garipliği seçtim. Bu, kendi irademle yaptığım bir seçimdi. Ama irademden bağımsız olarak bile garibim sanırım. Ertesi sabah erken kalkmam gerekmediği, bütüüün bir sabahın beni beklediği ve uyumamı anlayışla karşıladığı günlerde bir önceki gece rahat rahat uyuyorum, hemencik dalıyorum uykuya. Ama sabah erken kalkmam gerektiği zaman uyu uyuyabilirsen! Örn: Dün gece!

Dün öğlen vakitlerinde öyle çok uykum vardı ki akıllara zarar! Ama derslere girmem gerekiyordu tabii ki.. Plan ne? Odaya gider gitmez uyumak! Ama hiçbir zaman bu plan tutmaz, çünkü odaya gidince veya dersler bitince uykun kaçıverir. Aslında uykumu getirenin dersler olduğunu da anlıyoruz buradan. Neyse, nasılsa akşam uykum gelir dedim ve uyumayı akşama erteledim. Vee akşam geldi çattı. Hatta saat 2 filandı ben yatağa girdiğimde. Sabah erken uyanmalıydım; çünkü hem Akın gelecekti Şile’ye, hem de dersim vardı. Keşke yatağa yatmakla iş bitse!

Önce soluma döndüm, gözlerimi kapadım. Beynimden adeta bütün günün şeridi geçti. Özellikle otur babam otur ve dinle babam dinle derslerde nasıl uykumun geldiğini ve gözlerimin kapandığını hatırlamaya çalıştım ki uyuyabileyim diye. I-ıh olmuyor. Sonra düz yattım. Tavana baktım. Birazcık tavanı seyrettim. Tavanda güzel şeyler yoktu, ilgimi çekmedi; ben de sağıma döndüm. Sonra aklıma uzun zamandan beri Bayram’la konuşmadığım geldi. Özledim keratayı. Sonra da çekmecemdeki tonbalığının orada bozulup bozulmadığını düşündüm. Ya bozulduysa ne yapardım?!? Yarın sabah galete mi yemeliydim yoksa kepek ekmeğiyle kaşar peynir mi? Çekmecemin altına kaçan ve elimin uzanmadığı kağıt tabaklarımı oradan nasıl alacaktım? Sopa filan da yoktu ki onunla dürtüp çıkartayım! :oklava: Bu haftasonu televizyonda seyredilecek ne vardı? Peki onu izlerken ne yiyecektim? Evet, bütün bunları düşünmek için harika bir zamanlama! Saat 3 olmuştu bile. Hangi konu üzerinde ne kadar düşündüğümü hatırlamıyorum. Enteresan olan şey, gözlerim kapalıyken düşününce, düşündüklerim gözümün önünde daha bir canlanıyor. Üfff yine susamıştım! Ama çok su içersem bu sefer de tuvalete kalkmam gerekecek, o kadar yol yürüyemem, en iyisi içmeyeyim. :ühüh: Ama bu sefer de uyuyamıyorum. Allah’ım ne sorunlu bir kızım! Bir ara gecenin 3’ünde kalkıp yazı yazmak bile geldi aklıma. Sıcağı sıcağına yazmalıyım bunu diyerekten. Ama üşendim, anlamsız ve şuursuz bir şekilde uyumadan yatmak daha cazip geldi? :hıı: Veee sonunda uyumuşum hahaha :Äž

Ama uyuduğumda saat 3:30 idi ve ben uyandığımda tabi ki uykumu alamamıştım! Ama bu sabahı güzelleştiren bir şey vardı ki o şey tarih dersiydi!! Heee, bu arada bugün kadınlar günüymüş. Önce Cem’den sonra tarih hocamız Asım Karaömerlioğlu’ndan kutlamalar aldık sınıf olaraktan :) Ben de buradan bütün kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutlayayım barik. Ne kadar anlamsız bulsam da bugünü, anlamlı bulanlara saygısızlık olmasın :^) Vee hepinize düzenli uyku dolu günler dilerim efendim :)

Uyku İstiyorum!!!” üzerine 10 yorum

  1. Bir yerlerden duymuştum, sağ yanının üzerine yatmak uyumayı kolaylaştırırmış. Ben de geçerli bir kural ama benimki alışkanlık da olabilir.. Bir de bunu deneyin bakalım belki işe yarar :D
    Yok mu okurlarımız arasında tıp bilgisine sahip birisi açıklasın biz cahillere bu yöntemi? :D

  2. Ehehehehe olur böyle vakalar Türk polisi yakalar :P
    Kızım ba, yatmadan önce 1 saat matematik çalış. Bak o zaman nasıl horul horul uyuyorsun :D :D

  3. hmm..paptya cayını onerıyorum.uyunmak ıstenılen saatten 15dk once ıcılse ıyı olur :P ayrıca ortamın ısısı arttırılabılır,bu da gayet yararlı bır yontemdır.ama en etkılısı kendını kandırma yontemıdır :P:P sımdı tugcecım dıosun ya erken uyumam gerektgı zamanlar uyuyamıyorum,ama gec yatablrım dedıgmde uykum gelıyor,ıste sımdı erken yatman gerektıgı zaman kendıne erken yatmamn gerekmıyormus gıbı davran :D bak nasıl uykun gelıyo,test ettım onayladım :D:D

  4. @pamuk: Öyle demesi kolay. Ben can çekişirken sen mışıl mışıl uyuyodun insan kalkıp arkadaşım uyuyo mu uyumuyo mu diye bi bakar di mi :Äž
    @AKıN: Tıp senin soruların karşısında yanıtsız kalıyo sevgili Zek :Ç
    @SERA G.: Bak iyi fikir :Ç Ama gel gör ki Matematik kitabım yoktu. Gecenin o saatinde Aysun veya Ayça’yı uyandırıp Matematik kitabı istemek çok mu acayip olurdu acaba 8-)
    @GÖZDEE: Uzun bir aradan sonra hoşgeldin neşe getirdin sitemize :) Ya hakikaten aklıma geldi şimdi nasıl da cebren ve hile ile hem aynı gruba dahil ederdik kendimizi hem de çok pis mızıkçılık yapardık :Ç Ayyy özledim birden o günleri yahu bi ara ilkokul toplanıp ortadasıçan oynayalım :ühüh:

  5. Sevgili Tuğçe
    Uyku;yenilebilecek,içilebilecek,alınabilecek olan gıdalardan,zamanında ve yeterli uyunulabilirse daha önemli olduğu aşikar bilinmektedir.Şeker,yağ,protein,karbonhidrat,vitamin ,nişasta vs.vs. hemen hemen yediklerimizde var.içtiğimiz sudaki mineraller de dahil olmak şartı ile bunları bir şekilde alıyoruz.Lakin,uyku çok farklı.Uyuyabilmek için beyin hücrelerindeki yaptıklarım/yapacaklarım bölümünü,kısacası ajandayı OFF yapacaksın.Bunları düşünerek uyumaya çalışmak bedeni yorduğu gibi fayda da getirmez.Yani herşey önce kafada bitiyor.Sıfırlıyarak dinlenme moduna, buradan da yatay geçişle uyku moduna geçerek sabahın ışıklarına dinlenmiş olarak goodmorning diyeceksin.Bence bu…Ben bunu anlatabiliyorum fakat herzaman ben de yapamıyorum…(laf aramızda)…Hepinize yeterli uyku ve çalışma temposunun uyumluluğu ile başarılı sınavlar…Kalın sağlıcakla…
    Biricik yeğeni olan Ergun DAYIN

  6. ne demek uykum yok aaaaaa…aklın fikrin nette tv de tavanda orda burda..eskiden net mi vardı tv mi boş boş bakabileceğin bir tavan mı hee? Pşimdi yat uyu gözüm görmesin senii ….:)

  7. Yastığına portakal esansı damlatabilirsin…
    Ayrıca ben bunun anormal olduğunu düşünmüyorum zira ben de anlattıklarının hepsini her gece yaşıyorum.Aslında bir nevi uyku öncesi kendini dinleme,sorun çözme mekanizması.
    Hatta ben uyumadan önce tesadüfen hep dans hareketleri geliyor aklıma,bazen kalkıp yataktan çalıştığım bile oluyor:)

  8. Merhaba,
    Uykusuzluk dedin de de derdimi deştin. Anlattıklarının belki beş mislini yaşıyorum.
    Ama çare yok. En şiddetli uyku hapları bile uyuşturmuyor beynimi.Şifalı bitki satan yerlerden aldığım, ismini bile bilmediğim otlar… Dostların tavsiyeleri… Hepsi hikaye. İşin sırrı tevekkülde.
    Şöyle anlatayım; benim mücadeleci bir yapım var. Yani kendimi her şeyi başarabilecek biri gibi görüyorum.Her şeyle üşenmeden uğraşıyorum.Ama tevekkül noktasında eksiklik var. Yani kişi çaba gösterdikten sonra gerisini Allah’a bırakmalı. Ama nerde..? Hep o yapılacaklar.. bir türlü bitmiyor insanın kafasında. Belli bir saatten sonra da vücut dinlenmediği için ertesi günkü yapılacakları yapamama/ başaramama kaygısı başlıyor.
    Aslında şükredecek çok sebep var ama Bir türlü rahatlayamıyprum.Ve uykusuz kalkınca yataktan çok sinirli oluyorum. Çevremdeki insanları kırıyorum isteneden.
    Ben aynı anda iki üniversite okuyorum.Açıköğretim Kamu yönetimi ve iki yıllık Harita-kadastro. İkisinin de son sınıfındayım.Çevremdekilere göre bir artım var.Mutlu ve rahat olmam lazım aslında.Ama olmuyo işte. Şimdide DGS sınavı kaygısı başladı.Derslerim fena değil. İki okul okumama rağmen okulda ilklerdeyim şükür Allah’a.
    Ama hastalık bu işte, hep daha iyisini yapmaya çlışınca pskoloji çöküyor. Vücut dinlenemiyor.Gözlerimin altı morarıyor.Başım ağrımıyor artık; sancıyor. Stres, stres, stres…
    Ama nasıl dert etmezsin ya. Ben imam hatip lisesi mezunuyum. Askeri okulların sınavlarına giremedik. ÖSS’de katsayı belası.Şİmdide DGS. Harita bölümünün DGS’den gidebileceği sadece bir bölüm var. O da jeodezi ve Fotogremetri Mühendisliği. Ve bütün üniversitelerdeki toplam kontenjan sadece 48 kişi.Türkiye’de ilk 48′ in içine giremezsek bu iş olmayacak. Tamam adam öümü yok. İş imkanım da çok benim.Hem haritacı olarak işsiz kalmam, hem de istersem askerde asteğmen olarak kalabilirim.(4 yıllık mezun olacağım için) Ya da gelecek yıl kpss’den kadastro’ya falan gireriz. Yani şükretmek istesem çok sebep var. Ama gel görki insanoğlu yetinmesini bilmiyor. Taktım artık o DGS’ gireceğim. Yapabileceğimin en iyisini yapacağım Allah’ın izniyle.
    Şimdi bu yazıyı okuyanlar ” ya burası dert yakınma yeri mi?” diyebilirler. Anlatmak istediğim şu; hiç kimse çok rahat değildir dünyada. VE insan için sadece çalıştığı vardır.Mutluluk fedakarlıktır.Tabi bu fedakarlığı yaparken vücut emanetine fazla zulmetmemek gerek.Biraz rahatlamaya çalışalım.Sorunların bir gün biteceğine inanmalıyız.
    Aksi halde insan hep daha fazlasını ve hep daha iyisini ister. Yani bir gün dünyaya hükmetsek diğer gezegenlerde gözümüz kalacaktır.
    Çalışmak insanın görevi elbette. Ama stressiz çalışmak daha büyük başarılara ulaştıracaktır.
    Şu an bunları yazarken uykusuzluktan gözlerim yanıyor.Ve az önce arkadaşımın kalbini kırdım.
    Böyle davranınca daha da kötü hissettim kendimi.
    Halbuki isyan etsem de bu gün geçecekti, etmesem de.
    Derdimi artırmaktan başka bir işe yaramadı sinirli davranışlarım. Sırtımızı Allah’a dayamazsak bu iş olmaz.
    işe bir de pskoloji bliminin gözüyle bakalım.
    Aristo der ki: “cinsel ihtiyaçlarını yeterince karşılayamayan insanlar kendini ispatlama eğilimlidirler.Hep başarı isterler.Hep daha iyisini yapmaya çalışırlar” Doğru mu? Doğru.
    Yani işin özü şu ki,cinsel özgürlüğe kavuşana kadar vücut ısısını artıracak yiyeceklerden uzak durmalı. Özellikle yaş yirminin üstündeyse….

Yorum yapın