LADES!!!

     Annem 2 gün önce, yani Cuma akşamı tavuk yiyordu ve bilin bakalım içinden ne çıktı? Lades kemiğiiii. E boşa gitmesin dedi tabi ve hemen yanında “kek” olarak gördüğü ben ile ladese girdi. İki saat nesine diye düşündük. En sonunda bir şey bulamadık ve çorabına dedik. Zaten ben kazansam da kaybetsem de annem istediklerimi alıyor o zaman benim ne çıkarım oluyor anlamıyorum. Neyse, önemli olan yenmek ve egonu tatmin etmek :Äž

     O akşam ikimiz de birbirimizi kandıramadık. Özellikle ben kandırmak için binbir türlü yol denedim. I-ıh olmadı :ühüü: Akla karayı seçtim, deveyi hendekten atlattım ve buna benzer bir sürü atasözü ve deyimleri birebir uyguladım. Bana mısın demedi. En sonunda Fear Factor programını seyrederken -ki bu program da apayrı bir tartışma konusu- annemin eline zorla kumandayı verip “lades” demem ikimizin de kahkahalardan yarılmasına yol açtı :Ç

     Ertesi gün alışverişe gidecektik annemle ve sabah kahvaltıyı beraber hazırlarken ikimiz de bir diğerimizin unutup unutmadığını, eğer unuttuysa ona hatırlatmadan nasıl onu kandırabileceğimizi hesaplıyorduk. Sabah sabah beyin fırtınası yani ah anne ne işler açtın başıma :oklava: Sonra annem bana bir torba verdi ve ben “aklımda” dedim. Sonra o da gülüp “tüh” dedi. Alışveriş için evden çıktığımızda anneme burnumun aktığını söyledim o da mendil verdi. Ben de mendili alıp kullanmayacağımı vazgeçtiğimi söyleyip anneme geri verdim. Ve sonradan fark ettik ki ikimizin de aklından çıkmıştı. İkimiz de birbirimize lades dememiştik :hıı: Ben soğuk olduğunu ve montumu giyeceğimi söyleyip çantamı çıkarabilmem için annemden montumu tutmasını istedim. Tutmasıyla bırakması bir oldu ve ben montu botlarımın altında ezilirken buldum. “Anne ne yapıyorsun neden montu bıraktın nasıl kirlendi yaa” diye şaşkın bir şekilde bağırınırken annemin öyle bir muzur muzur ve suçlu suçlu “aklımda” demesi var ki yolun ortasında gülmekten ölürsünüz :Ç Halbuki aklımda hiç öyle bir şey yoktu ve bana hatırlattığı iyi olmuştu. Sonradan çok pişman olacaktı nıhahaha :Äž Ortaköy’den Beşiktaş’a yürüdük ve benim aklım meşguldü tabii ki. En sonunda telefonumu çaktırmadan elime aldım ve şarkılara girip telefonum çalıyormuş gibi yaptım. Sonra açtım telefonu ve “efendim anneanne? hee tamam” deyip anneme dönüp “anne, anneannem seni istiyo” dedim. Annem de telefonu aldı tabii kiii!!! Ha-ha-ha! O anda insanın aklından geçen tek şey: “acaba nasıl lades demeliyim? Bu her zaman olan bir şey değil ve çok etkileyici bir şekilde demeliyim bunu!” :Äž “Lades” dediğimde annemin suratını görecektiniz :Ç Sonra güzel güzel alışverişimi yaptım tabi :Äž

     Ama sonradan dank etti ve dedim ki: “Yahu ben bu kadar bir çift çorap için mi uğraştım?” :Ç

LADES!!!” üzerine 7 yorum

  1. Belki tanırsın, bizim okulda İlayda ve Onur diye iki muhteşem insan var. Şimdi, sevgili Tuğçe, Onur bu dünyada görüp görebileceğin en zıpır ve İlayda ise en heyecanlı insandır. Bunlar bir gün ladese girmişler. Ertesi gün aralarında geçen tartışma şuydu:

    Onur: İlayda kabul et işte yendim seni! “Aklımda” demedin, lades oldu.
    İlayda: Ama, hayır ben sana hatırlatmamak için demedim yoksa tabii ki aklımdaydı! Kabul etmiyorum!!!

  2. Süheyla Teyzem seni sevindirmek için yenilmiş gibi yapmıştır bence, yoksa hiç sanmıyorum senin entrikalarına kandığını :D :D

  3. Akın çok doğru söylüyorsun, şimdiye kadar hep ben kazanıyordum, bu seferde yeniliym dedim :Äž
    Şaka bir yana şu da var ki anneannesini karıştırmasaydı beni zor yenerdi. Çünkü bu günlerde sağlık problemleri var, anneannem seni istiyor deyince aklım başımdan gitti. Bişi oldu sandım.
    Buna şike denir di mi. Normal şartlarda beni asla kandıramazdı. Çünkü benim de yenilmemek için bazı taktiklerim var o da bende gizli kalsın.
    TUĞÇE HANIM RESMEN HİLE YAPTINIZ :Ç

  4. Bişi unuttum. Kek demişken 30.Temmuz’da seninle Taksim Mado’da dondurma yerken benim neden çok yavaş yediğimi ve neden ikinci dondurmayı aldığımı kek olmasaydın anlardın.
    Burcu ve Akın ne demek istediğimi anlamışlardır.
    Benim üzümlü, kakaolu, bademli, çukulatalı KEKİM :Ç

  5. Onca hile-hurda, alavere-dalavere, oyun-şike, entrika-düzmece… Hepsi sadece bir çift çorap için!!! :D :D :D Ne çorapmış ama…
    Ladeste bile centilmenlik olmalı bence, karşılıklı saygı-sevgi kardeşlik dostluk…… :D

  6. Bugün biraz geç oldu fakat kısa yazacağım.
    Bence ikinizede geçmiş olsun…Eğer telefonun akibeti
    montun akibeti ile doğru orantılı olsa idi,noter
    tastik kararı ile Tuğçeye yeni bir telefon,Süheylaya da kredi kartında biraz daha bir hafifleme gelebilirdi…İnsan refleksi ile idesindeki
    desimetrik düşünce yapısı her zaman birbirlerini
    parasempatik olarak tamamlamıyabiliyor…Buda benim
    görüşüm…
    Telefon Durumu : SAĞLAM …(dolayısı ile)
    Kredi Kartı Durumu : SAĞLAM…

Yorum yapın