Çok Düşünüyorum Çookk!

     Düşündüm de, gün içinde yaptığım bir çok eylem yıllar önce hayatımda yoktu. Sonra da dedim ki “Allah Allah, nası yaşıyodum ben ya?” :hıı:

     Maillerimi kontrol etmeden -daha doğrusu bir mail adresim bile olmadan-, cep telefonsuz -yani mesajsız, 10 dksı 2 kontörsüz, bedava mesajsız-, iPod’suz -iPod’u geçtim, CD çalarsız-, MSN’siz, Youtube’suz, DVD’siz -DVD oynatıcımız bile yoktu- vb vb. Sonra bütün bunları o zamanki yaptıklarımla karşılaştırdım. İlkokulda mesela mailleşmek yerine sınıfta birbirimize mektuplar yazardık :Ç Cep telefonu yerine, birbirimizi ev telefonundan arardık. DVD almak yerine sinemaya fazla giderdik. iPod ve CD çalar yerine walkman dinlerdik. MSN’imiz, Youtube’umuz yoktu ama çok eğlenceli oyunlarımız vardı. Yani hayatımdan belki de şimdiki olduğu kadar memnundum. Ama bugün sahip olduğum ve kullandığım teknolojik şeylerin şu andaki yokluğunu düşünemiyorum bile. Kimbilir, belki de yıllar sonra şimdiki hayatımızda nasıl yaşadığımız üzerine bir yazı yazarım :) Öyle teknolojik şeyler çıkar ki, 2007’li yıllarda hayatın ne kadar zor olduğundan bile bahsedebilirim.

     Bütün bunları geçtim, bir ara ben geçen sene yurtta bilgisayarsız yurtta nasıl yaşadığımı bile düşünmeye başladım :hmm: Sonra da çok düşündüğümün farkına vardım ve tatilde kendimi düşünmeye çok meyilli olduğumu anladım. Annemin “Tuğçe çok konuşuyorsun” yerine “Üff Tuğçe çok düşünüyorsun” diyeceği zamanlar yakındır :Äž Aslında filozofların çook eski çağlardan çıkmasına şaşmamalı. Adamların yapacak daha iyi şeyleri yok düşünmekten başka. Ne final haftaları, ne arkadaşlarıyla buluşup gidecekleri kafeler, alışveriş merkezleri, abur cubur yerleri, ne de meşgul olacakları elektronik, teknolojik aletler. Onların şartları bizde vardı da biz mi filozof olmadık!

Çok Düşünüyorum Çookk!” üzerine bir yorum

  1. Ben internet olmadığı zaman ne yapacağımı şaşırıyorum. İnternetsiz bir bilgisayarın benim için hiçbir anlamı yok!

    Türkiye’de iPod fenomeni başlamadan 1 sene önce falan iPod sahibi olan şanslı azınlıktan biriyim. Fakat ondan önce ben de herkes gibi Discman, ve ondan önce de Walkman kullanırdım. Discman’im MP3 de çaldığı için 3-4CD’yi yanıma alarak bayağı müzik dinleyebiliyordum, fakat Walkman devrinde nasıl o kadarcık müzikle idare edebildiğimi bilmiyorum. Bir kaset 10, bilemedin 15 şarkı tutuyordu, iPod’um ise bir kasetle aynı boyutta fakat 3200 şarkıyla dolu…

    Kısaca, biz eskiden yaşamıyorduk! Kandırılıyorduk sadece! :P

  2. Evet Tuğçe…
    Bu yazdıklarında akıp giden zamanların yerini daha
    teknolojik zamanların doldurduğunu anlıyorum.
    Yazdıklarını okumadan önce 2 tane mail yollamıştım.
    Bunu okuduktan sonra 80 yıl önceki Ankara resimlerini
    yolluyacağım.Her zaman dilimlerinde çeşitli filozoflar
    vardır.İçlerinden birisi güzel bir cümle kullanmış.
    “BABAMDAN İLERİDE FAKAT OĞLUMDAN GERİDEYİM” demiş
    Edison bildiğimiz gibi elektriği bulmadı.Elektrik
    yardımı ile yanabilen flaman lambayı buldu.Yani elektrik Edison’dan önce de vardı.M.Ö. 7/8 .yüzyılda
    Yunanlı Thales elektrikten bahseder.Gene o çağlarda
    Aristotalesin elektrikli torpil balığından insanları
    tedavi ettiği damla hastalığı da bilinmektedir.
    Yani kısacası iyiki meşalelerin,mumların arasında
    eski çağlarda yaşamadık.Yoksa bunları sana nasıl
    yazabilirdim.herhalde pörşemene yazıp,güvercinle
    yollardım bir hafta falan geçerdi.Belki de gelecekte insanların ışınlanabileceği gibi düşünceleri de
    yollanabilecek…Kim bilir…Fatih Sultan Mehmet,
    bugün adını vererek kullandığımız köprüyü görseydi,
    atıyla karşıya geçmeğe kesinlikle İstanbulu almasına rağmen korkardı…Hepinize bol ışıklı,msnli,ipotlu,
    youtubeli,kontörlü,vs.vs.günler temennisi ile…
    Kalın Sağlıcakla…
    Biricik yeğeni olan Ergun DAYIN

  3. Söylüyorum, anlatamıyorum! Eskiden Tv olmasaydı, bugün bu kadar teoremi öğreniyor olmazdık. Neden?

    X: Abi ne oldu senin şu alternatif akım olayı?
    Tesla: Scrubs vardı ya yarım kaldı.

    Başka teorilerim de var ama onları daha başka bir zaman konuşalım :D

Yorum yapın