Sıla

     Başlıktan da tahmin edebileceğiniz gibi Sıla dizisi hakkında bir kaç şey söyleyesim geldi. Durup dururken mi? Hayır tabii ki. Daha şimdi bitti dizi ve dizinin çeşitli yerlerinde gözlerim doldu, çok etkileyici sahneler vardı. Tek bir yerde baya bir güldüm. Böyle acıklı, göz yaşartıcı, yakıp yıkıcı bir dizide nerede buldun gülünecek sahneyi derseniz anlatayım.

     Bil(me)diğiniz gibi Sıla (Cansu Dere) adlı kahramanımız töreyi bozup evliliğini ve oranın kurallarını hiçe sayarak Mardin’den İstanbul’a kaçtı. Üstelik tek başına değil, yanına abisi ve abisinin karısını da aldı. Hâl böyle olunca Sıla’nın kocası Boran, Sıla’yı ve Sıla’nın abisinin karısını (Boran’ın kardeşi olur kendileri); Sıla’nın babası da Sıla’yı ve abisi Azad’ı öldürmek zorundalar töreye göre. Her ikisi de Sıla’yı öldürecek bu nasıl olacak diyorsanız kim önce davranırsa o öldürecek. Sıla ayvayı yemiş durumda yani :Äž Gerçi korumaları var hemi de birr sürü. İşte korumaları devreye girince bende kayış koptu ve gülmekten kendimi alamadım. Neden mi?

     Sıla, onu evlatlık edinen anne-babasının mezarlığına ziyarete gitti. Tehlike altında ya, etrafında onlarca koruması var tabi. Boran da Sıla’yı takipte. Mezarlıkta onu seyrediyor. İki ağacın arasındaki kocaman boşlukta durmuş, bariz “burdayım ben korumalar yakalasanıza beni hahaha” diye bağıran bir şekilde Sıla’nın ziyaretini izliyor. Aslında korumalara hak vermek lâzım. Cansu Dere’nin koruması olmak zor iş. İnsan bazen etrafı seyretmekle onu seyretmek eylemlerini karıştırabilir :Ç Sonra kayboluyor Boran. Ansızın belirip ansızın kaybolan bir silüet ve bu tehlikenin o kadar yaklaşmasından bir haber olan “aval bakışlı” korumalar. Bu sahneden daha komiği ise Sıla’nın babasının şirketin önündeki büyük ve uzun demir parmaklıklar arkasından Sıla’ya silahı doğrulttuğu sahneydi. Sıla hiçbir şeyin farkında değil tabi arabasından inmiş konuşuyor birileriyle. Yanında yine onlarca koruması var. Derken babası silahı kaldırır, ona doğrultur. Bir tetiğe basmasıyla iş bitecektir ama kızına kıyamamaktadır. Bu sırada korumalar, en çok bakması gereken yer olan kapıya değil, onun yerine etraflarındaki ağaçlara, börtü böceklere bakıp doğayla romantik anlar yaşamaktadırlar. Hem kim bilir? Belki de görmüşlerdir adamı, içlerinden “Amaaan bırakalım öldürsün kızını zaten kızı pintinin teki onu o kadar koruyoruz bize verdiği maaşa bak! Korusak nolacak korumasak nolucak? Biz bir şey yapamıyoruz bırakalım babasından cezasını bulsun” demiş de olabilirler tabi :Äž Haa, bir de herşeyden haberdar olmak için kullandıkları kulaklıklardan müzik dinlediklerine ve herşeyi haber vermeleri için kullandıkları telsizlerden de bir şekilde MSN’den chat yaptıklarına eminim :Ç

     Başka bir komik sahne.. Sıla, kendisini Mardin’den kaçıran eski sevgilisi Emre’ye onu öpmek isteyince tokat atmıştır ve Emre de Sıla’ya trip atma modundadır. Öyle ki Sıla, Emre’nin onları kaçırdığı için Bora’nın onu da öldüreceğini öğrendiğini söylemek için Emre’yi aradığında Emre önce “bence iş dışında görüşmesek iyi olur” der, fekat kendisi hakkındaki durumu öğrenince tırsar ve “hemen geliyorum” deyip kapatır ve etrafına korkulu bakışlar fırlatarak Sıla’nın evinin yolunu tutar :Ç Yahu demek ki can söz konusu olunca duygusal ilişkilerdeki gurur yapma olayları anında sönüveriyor :hmm:

     Yiğidi öldürdük, sıra geldi hakkını vermeye. Evet, sanırım birden fazla yerde güldüm ama bir o kadar da üzüldüm, hüzünlendim ve etkilendim. Haftada seyrettiğim 2 diziden biri Sıla ve gerçekten beğeniyorum. Ayrıca bu yazıdan çıkarılması gereken en önemli derslerden biri bu hayatta onlarca korumalarına bile güvenmeyeceksin :Äž Haa, bir şartla.. Eğer o koruma Whitney Houston’ın Bodyguard filmindeki koruması Kevin Costner gibi değilse ;)

     Kevin Costner gibi bodyguard mı? 8-) :S Ahhh ahhh –ve hayallere dalıp gider..

Sıla” üzerine 13 yorum

  1. Ben bir dizi manyağı olarak bu dizileri kaldıramadığımı söylemek istiyorum. Chicago Hope, Grey’s Anatomy, ER, House vb. hastane dizilerini seyredip entübe edilmenin sonunun böğüre böğüre tüpü çıkartmak olduğunu öğrendikten sonra, bu Türk dizilerinden birinde entübe edilmiş komadaki hastanın uyanınca ağzının kenarından “tü” diye tükürerek tüpü attığını görmek, Türkiye’de dizi çekmenin çocuk kandırmakla eşdeğer olduğuna inandırdı beni.

    Bu arada, Cansu Dere kimdi ya? Bi resim falan koysaydın mesela? [şu resim eklentisini kullanmak için bahane yaratmaya çalıştığını çaktırmadan anlatmaya çalışan fakat selektör yapar gibi göz kırpan ve gizli konuştuğunu zannederken herkese durumu anlatan smiley]

    PS: “Bodyguard fantazisi” yeni bir tür mü? :P

  2. Ben de o yüzden az dizi seyrediyorum ve seyrettiğim dizilerde de entübe olayları yok :) Ayrıca resimli bir yazı yazıcam merak etme :) Bodyguard’a gelince.. Kevin Costner gibi bir bodyguard ım olsa geri çevirecek değilim herhalde. Yalnız bir sorun olur. Beni korumak ile kendisini benden korumak arasında gel-git yaşayabilir :Ç

  3. @Cem: Türkiye’de diziler gelişiyor ve inan gelişim gözle görülebilecek türden :) Katılıyorum, hastahane sahneleri çok başarısız ama bunu bütün yerli dizilere önyargı ile bakmak için bir bahane olarak kullanma. Asmalı Konak ve Bir İstanbul Masalı konusu değişik, çekimleri güzel ve diyalogları zekice yazılmış dizilerdi. Avrupa Yakası mesela bitmesi gereken, ilk zamanlarındaki zekice esprilerini aratan ama hala senaryodaki değişik karakterlerle seyirciyi güldürebilen nadide bir dizimiz. Yeni sezondan Binbir Gece ise şimdilik iyi gidiyor ama göreceğiz bakalım yoldan ne kadar sapacak. Bizim dizilerin en köyü yanı ne biliyor musun? İnsanlar nerede diziyi bitireceklerini bilmiyorlar, sakız gibi uzatıyorlar. Merak ediyorum acaba Yaprak Dökümü’ne alternatif uzatmalar yapacaklar mı? (ki 1’e 10 bahse varım, yapacaklar)

    @Tuğçe: Bu hafta diziye şöyle bir baktım aslında insanların istemeden uyguladıkları, “töre” dedikleri şey ne kadar saçma. Neden çözüm sadece öldürmek? Başka yol neden üretemiyorlar? Dünyaya kapılarını kapamış, düşünmeyen, fikir üretmeyen insan sanırım bu dünyadaki en korkunç canlı. (Güldünya’yı bileniniz var mı? Kızcağızın başına ne geldiğini okuduğumda “İdam cezası keşke olsaydı” demiştim.)

    PS: Bu arada Kevin Costner’ın genç ve saçlı hali olacak ama :D

  4. Cem’in yazısının ilk bölümüne katılıyorum.Hem de tamamen!Yabancı dizlerin(tabi burda çoğu Amerikan dizileri) yarım saat sürmesinin,buna rağmen ülkemizdeki dizilerin en az bir saat sürmesinin senaristlerde yarattığı konu ve attraksiyon kısırlığından ve ülkemizde bu endüstrinin henüz gelişmemesinden olacak,diziler pek bir berbat!Ben de Avrupa Yakası’nı(o da saçma ama gülüyoruz işte)ve Hatırla Sevgili’yi izliyorum sadece.
    Sıla ile ilgili küçük bir not:Bugün IR(uluslararası ilş.) hocamız Sıla,Asmalı gibi dizilerin feodal düzeni övdüğünden bahsetti.Bilirsiniz,mutfak halkı vs. ağalar…Yani aslen düzen kötüymüş,başındaki karakterler ne kadar iyi olsa bile.Dünya devi şirketlerin durumu da bu imiş.

  5. Pes yani! Herhalde insanlar heyecan içinde diziyi seyrederken arkadaki figüran korumaların ruh halini analiz edebilecek nadir insanlardan birisin :D
    Ayrıca eklemek isterim ki dünyaya henüz senin “bodyguard” ın olacak bahtsızlıkta bir Kevin Costner gelmemiştir, hatta geldiyse bile bu yazını okuduktan sonra gitmiştir :D :D :D

  6. @SERA G: Şşştt yazdıklarına dikkat et! Şimdi töreleri hakkında söylediklerini duyanlar çoktan sana ulaşmak(!) için yola çıkmışlardır :Ç
    @NASTIYE: Aslında tam tersi olabilir feodal düzenin insanları ne kadar zor duruma soktuğunu ve günümüzde ne kadar saçma olduğunu yansıtıyo da olabilir bu tarz diziler.
    @AKıN: Gelelim sanaaa!! Ey sen sürekli benimle uğraşan insan işin gücün yok mudur senin? Görünüyor ki Tuğçe’yi uyuz etme yöntemleri 101 dersinden AA ile geçeceksin :Ç Merak etme bodyguard görevini yerine getirmekten benimle ilgilenemez zate biliyosun korunmam gereken çok insan var :Ç

  7. Canımın içi seninle dizi seyretmek bir olay :) Mesela dizide iki kişi telefonda konuşuyo ve akşam yemekte buluşmaya karar verip telefonu kapatıyorlar. Sen ordan hemen “eeee nerde ve kaçta buluşacaklarını söylemediler” ve buna benzer şeyler. Biraz esnek ol, dizileri de olduğu gibi seyret ve kabul et bidenem. Yazıktır, günahtır. Sende hiç mi vicdan yok. Ayrıca iyi ki haftada bir dizi seyrediyosun :Äž

  8. Akııınn bak sabrımı zorlama burda Ekonomiden kafayı yedim zaten iflas ettiririm seni bak o zaman da senin bana karşı bi tane bodyguard tutman gerekebilir :Ç Ayrıca kelin ilacı var ama kendi başına sürmüyo sen neden benden koruuyosun kendini de habire benimle uğraşıp duruyosun hehehe :Ç Hadi bağalıımmm :Ç

  9. En iyi savunma salıdırıdır o yüzden bu laflarım, yoksa hiç bir çıkarım yok, zerre zevk almıyorum bilirsin :D
    İflas etsem ne olur ki para dediğin elinin kiri :P Önemli olan gönüller iflas etmesin… :D

  10. Niye böyle yapiyisin amaaa?? :Ç Hem madem öylee unutma ki haftaya yılbaşı+bayram tatili. yaanii yine birlikteyiz cümbür cemaat :Ç beni görmek zorunda kalıcaksın ve o zaman gönlün de iflas edecek işte :Äž Ben şimcik Ekonomi’ye gömülüyorum. Sınavım yarın ve yarın akşam MSN’de görüşmek üzere diyorum. Mayın tarlasına çalış sen de bu arada :Ç

  11. nedirbu sıla manyaklıgı Y:) bu kadr kalıtesız bı dızı olamz yada olur burası turkıye ;ama ya nesi seyredılebılır bu dızının pek bı algılayabılmıs dıılım:)hayrr bole cilllopp gıbı bı beyfendıde yok da kackınını oynatıolar herhalde:) sallayın bole dızılerı ben yapcam yakında onu izlersınız”buket diger kumkumalrı “dieee:)

  12. bazı şeyleri çok ön plana vuruyorlar töre vs vs bunlar türkiyenin gerçeği ve bu bir ayıp. bunu örtbaz etmek gerekir ama olmuyor.Çünkü insanların ilgisini çeken şeyleri çok güzel yansıtıyorlar.Acaba tam ters yönde bir caba sarf etseler ne kaybederler.Ne bilim töre denilen saçma sapan şeyi ortadan kaldırmak ve onun ne kadar anlamsız bir dava olduğunu anlatan bir dizi.

Yorum yapın