Çatır Çutur Katır Kutur

     Dünkü bir otobüs maceramdan çıktı bu başlık. Nasıl bir otobüs macerasıdır ki böyle bir abuk başlığa sebebiyet vermiştir? Anlatayım…

     Ortaköy otobüsündeydim ve uslu uslu koltuğumda oturuyordum. Ben usluydum ama annemin Osmanbey’den aldığı fıstıklar (kabuklu fıstık mı desem soyalı kabuklu fıstık mı desem tam adını bilmiyorum ama çıtır bir kabuğu var) rahat durmuyorlardı. Kucağımdaki torbanın içinde mis gibi kokusu ve elimi ısıtan sıcaklığıyla beni yoldan çıkarmaya niyetliydiler :oklava: En sonunda yoldan çıktım tabi müthiş bir iradesizlik örneği göstererek. Ve yemeye başladım. Bir yandan fazla ses çıkmasın diye yavaş yavaş yiyorum, bir yandan ses çıkmasına engel olamıyorum çünkü öyle bir kabuğu var ki maşallah… Otobüste hiç sevmem bir şey yemesini. Hem başkalarının canı çeker diye, hem de çekmese bile ben rahatsız olurum diye. Çünkü otobüste simit, mısır, elma ve türevlerini yiyenleri gördükçe onları yedikleriyle boğasım gelir çünkü acayip canım çeker ve olan eve gidince “evde şu var mı bu var mı?” diye sorduğum anneme olur :Ç

     Evet, sevmediğim ve diğer insanlarda tasvip etmediğim bir şeyi yaptım. Olmuyor mu sanki sizin de böyle anlarınız? Kendinizi, kınadığınız veya hoşlanmadığınız şeyleri yaparken bulduğunuz? Oluyordur, oluyordurrrr :) Ve buradan beni duysalar da duymasalar da benimle yolculuk yapan otobüs sakinlerine/mağdurlarına sesleniyorum: Özür dilerim sizi çatır çutur katır kutur seslerine maruz bıraktığım için. Ama içgüdülerine karşı koyamıyor insan bazen. Bununla alakalı olaraktan, dün bana hediye edilen bir rozetteki sözle özetlemek istiyorum yazımı: 

     “Bir kere yaptım, yine yaparım” <:o)

Çatır Çutur Katır Kutur” üzerine 7 yorum

  1. Aslında o fıstıkların önce kabuklarını sonra da kendisini yiyince daha bir zevkli ve güzel oluyor; denemeye değer ;)

    Ben de cuma günü nefret ettiğim insan tipine büründüm; şikayet edip oflayan insanlardan biri oldum.
    Ama minibüs sardalya konservesi gibiydi ve veletin biri zırlayıp duruyordu. Yer olmadığı için resmen bir kadınla sarmaş dolaş geldik ve “kanatlarımın altına” aldığım bu kadın yolculuğun ortalarına doğru işaret parmağımı okşamaya başladı :| O an, “NERDEN DÜŞTÜM BEN BURAYA!!!” nidasıyla verilen “OFFFF!!!” tepkisi sizce gereksiz midir? (Bknz. örnek olay_2: http://www.soundlessness.net/blog/?p=19#comments) İstanbul eskiden böyle miydi efenim? *-)

  2. Ne kabuklu fıstık, ne de soyalı kabuklu fıstık. Ne varsa abur cubur aldırıyosun, sonra onları bir güzel götürüyorsun ama adını bilmiyorsun. Onlar tombul fıstık şekerim. Herkese de duyuruyorum. Şişli de Harman Kuruyemişçisinden alacaksınız. (Etfal Hastanesinin sokağının başında köşede) Hakikaten yerken çok ses çıkarıyor.
    Bir kere yaptım yine yaparım.
    Ne demek şimdi bu belki de yapmazsın, çünkü senin sağın solun belli olmaz. :)

  3. @SILHOUETTE: Ya nası güldüm anlatamam o kadar otobüse binerim Allah’tan başıma seninki gibi bir sapıklık gelmedi. Geldiyse de unutulacak türdenlermiş. Hem de kadın hani ööhhh :Ç
    @SUHEYLA: Demin de bir sürü yedim. Bir daha almayı yasaklıyorum sana böyle kalorili şeyleri. Bir de yurda götürmem için yanıma koyuyorsun kendimi tutamıyorum yiyorum kilo alıyorum yine bir kot pantolonum olmuyor!!! :@
    @MANYAK: Şimdi bunu söylüyorsun da senin de elinde öyle mükemmel kokan bir fıstık olsa sen de yersin denemesi bedava! Belki de değil, malum buradan Muğla baya bi uzun sürüyo :Äž

  4. yorumum konu dışı olcak,o yüzden böyle bi ayıp yaptıgım ıcın kemdımden utanıyorum:$ ama soylemeden edemıcem,fotograflar kalkmıs!!!:) saol be tugcecık beni kırmayıp herkese rezil etmedigin icin :p

Yorum yapın