Ah Şu Annelerrr!! Bıırrrr!!

Biraz sonra okuyacağınız yazıyı daha önce okumuş olabilirsiniz ama bana gelmiş maillerinin içinden en sevdiklerim arasında yer aldığı için burada da yer alsın istedim:

“Mehmet ile Handan öğrenci olup aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet’in annesini yemeğe davet ederler, Mehmet’in annesi akşam yemeği süresince Handan’ı uzun uzun süzer ve aslında Handan’ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu düşünür ve aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin olup olmadığını merak eder.Aklını okumuşçasına Mehmet annesine der ki: ‘Ne düşündüğünü biliyorum; ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok’. Akşam yemeğinden sonra Mehmet’in annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: ‘Mehmet, annen bize geldiğinden beri gümüş çorba kâsesini bulamıyorum’. Mehmet yanıtlar: ‘Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum; ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım’.

Oturur ve yazar: ‘Anneciğim, gümüş çorba kâsesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki; sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kâsesi kayıp. Sevgiler, oğlun Mehmet.’

Bir hafta sonra Mehmet’in annesinden mektup gelir: ‘Sevgili oğlum Mehmet, Handan’la yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki; Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kâsesini çoktan bulmuş olurdu. Sevgili annen..’ ”

 

 

Ah Şu Annelerrr!! Bıırrrr!!” üzerine 8 yorum

  1. Ha bu arada, sen de bir anne adayısın…
    Yok, bu olmadı sanırım… :|

    Heh, buldum. Sende biyolojik olarak anne olma potansiyeli var. Bu mesajı bu başlıkla ben yazsaydım “hakaret” olurdu, sen yazdığın için “özeleştiri” sayılabilir.
    Bu durumda: “Senin çocuğuna şimdiden acıyorum!”
    :)

  2. Yahu ne alakası var benim çocuğum yatsın kalksın dua etsin benim gibi bi annesi olduğuna. Hem neden acıyosun ki çocuğuma ona ancak ben acıyabilirim! HIH! :P

Yorum yapın