BİLİYORDUUMM!!!

Dün hastaydım, griptim, bir önceki yazımda da söylediğim gibi yatakla duygusal bir bağ kurmuştuk adeta. Taa ki..

Taa ki, o mail gelene kadar. Gmail adresime “Ataleti Yenmek” adlı konferansına katılmış olduğum Mümin Sekman’dan bir mail.. Önce O’ndan olmadığını, olamayacağını düşündüm; herhalde bir dahaki seminerin tarihini veriyorlar dedim içimden. Fakat ne göreyim? Blog sitemdeki konferansla ilgili yazım hakkında konuşmamız gerektiğini söylüyordu. Ben başladım mı üç buçuk atmaya! O sırada internette üç tane arkadaşım vardı: Burcu, Akın, Cem. Hepsine “Acaba bunu anlatmamam mı gerekiyordu?”, “Bunu yazmak yoksa bir suç mu?”, “Ay bir şey olur mu sence?”, “Mutlaka kötü bir şey olacak; yoksa neden bu yazıyla ilgili konuşmak istesin ki?” gibi sorular ve türevlerini sorup durdum bu arkadaşlara, günün kurbanlarına da denilebilir :P Hemen gmailden cevap gönderdim; eğer sorun olduysa silebileceğimi, kötü bir amaçla yazmadığımı, sadece arkadaşlarımla paylaşmak istediğimi ve bir sonraki konferanslara onların da gelmesini sağlamak istediğimi yazdım ve “gönder”e bastım. Arkasından hemen hata maili geldi. Ulaşılamıyormuş, bir daha denedim, bir daha denedim, bir daha denedim.. Yok, iletilmiyor. Sonra hotmail adresimden gönderdim, o da iletilmedi. Ay ben başladım mı iyice korkmaya… 8-) Demin üç buçuk atmıştım şimdi dokuz doğurdum :Ç ‘Acaba sitemdeki “Bana Ulaşın” bölümünden bana mail göndermiş olabilir mi daha önceden’ diye düşünüp oradaki maillerimi kontrol edeyim dedim ve baktım ki yazım hakkımda avukatlarının dava açmak üzere olduklarını ama kendisinin istemediğini söylemiş. Hem de 3 gün önce. Tabi bendeki de akıl, sen ne demeye hem sitene “Bana Ulaşın” bölümü koyarsın, hem de kontrol etmezsin ki maillerini? İki tane mail gönderdiğine göre kesin kötü bir şeyler olacak diye günümü gün ettim. Burcu babasına sordu. Babası hemen yazıyı silsin; kötü şeyler olabilir demiş ve Burcu’nun deyimiyle felaket bakışını fırlatmış. Üstüne Cem dava açabilir, ama silersek o yazıyı o kadar sorun olacağını sanmam deyince silmem farz oldu ve hemen sildim.

İşin kötüsü, bir türlü maillerim karşı tarafa gitmiyordu ve dolayısıyla karşı taraftan cevap gelmesi de mümkün değildi. Ama demokraside olduğu gibi bende de çareler tükenmezdi (H) Bütün gün boyunca attığım yığınla mailin özetini çıkardım ve www.muminsekman.com adresine girip oradan mail gönderdim. Mail göndermek için oraya adınızı, soy adınızı, e-mail adresinizi ve telefon numaranızı vermeniz gerekiyor. Bütün gün hasta hasta, aksıra tıksıra, öksüre möksüre bir hal ola ola uğraştım ve sonunda başardım göndermeyi :Ç Veeee telefon çaldı. Aman Allah’ım yoksaa??? Hayır hayır değil, bir kaç hafta önce konuşmamı geliştirmek istediğimden bilgi toplamak için gittiğim İngilizce kursundan arıyorlardı. Ben de seneye ertelediğimi söyledim. Mümin Sekman aradı sandım ve o kadar heyecanla açtım ki telefonu, İngilizce kursundaki danışman “Allah Allah, bu kadar heyecanlandıracak ne yaptım ki? Tamam, istemiyorsan kaydolmazsın” diye içinden geçirmiştir korkarım :Ç .

Akşam saat 8 civarında bir telefon daha. Açtım ve ne göreyim (ne duyayım demek daha doğru olur)?!?!

“Merhaba, Tuğçe Hanım’la mı görüşüyorum?”

“Evet, benim buyrun?” (her ne kadar karşı tarafın ben olduğuma inanması zor olsa da; ah gribin benim ve ses tellerim üzerindeki laneti :@ )

“Merhaba, ben Mümin Sekman’ın avukatıyım. Adliyeleri sever misiniz?”

. kal: . kal: . kal: . Evet, suratım tam anlamıyla yanda görüldüğü gibiydi; ama elimden geldiğince bozuntuya vermemeye çalıştım.

“Hayır, hiç sevmem” dedim.

“Beni konferansta hiç dinleyememişsin; sesimi bile tanıyamıyorsun” cevabından sonra resmen kaynar sular başımdan aşağı döküldü. Evet, daha önce de kaynar suların başımdan aşağı döküldüğü olmuştu; ama bu kadar sıcağını hiç hissetmemiştim! Tekrar tekrar yazım sorun teşkil ediyorsa özür dilediğimi söylemiştim maillerimde, bir kez daha söyledim ama bu sefer telefonda. İtiraf etmeliyim ki ses aynı avukat sesiydi :) Hukuk bölümünden mezun olduğundan kaynaklanabilir tabi :) Neyse, ben avukat esprisinin arkasından yazımı kaldırmamla ilgili bir şey söylemesini beklerken, Sn. Sekman yazımı ne kadar beğendiğini söyledi ve tekrar geri koyabileceğimi belirtti. Ben de hemen koyarım tabi dünden razıyım :Ç Sitemi beğendiğini ve yazılarıma göz gezdirdiğini, onları beğendiğini söyleyince Yudum yağı reklamlarında köfte yiyip uçarlar ya ben de aynı şekilde gururdan uçtuğumu hissettim :Ç İnanamıyorum, Mümin Sekman beni arayıp yazımı beğendiğini söyledi ve o anda Evanscence ‘ın “I must be dreaming” şarkısı beynimden bir fırtına gibi esip geçti. Okuduğum okulu ve bölümümü sordu; Işık Üniversitesi – Burslu İktisat okuduğumu söyledim. Çoğu yazarın hukuk, iktisat, işletme bölümlerinden çıktığını söyledi; kendimi bir an yazar olarak düşündüm. 10 sene sonra kendimi nerede gördüğümü sorunca 10 sene içinde şartların çok değişebileceğini, daha 2. sınıfa geçeceğim için erken olduğunu ve şu an derslerime ve sınavlarıma yoğunlaştığımı söyledim. Tabi ki kafamda bir şeyler var ama hiçbiri belirgin değil. Ve fark ettim ki sanki arkadaşımla konuşuyormuşum gibi rahatça konuşabiliyordum; meğersem ünlü, saygın, başarılı bir insanla bu şekilde konuşmak hayal değilmiş..

Konuşma bittikten sonra önce kaldım kal: sonra kafam karıştı :S sonra güldüm :Ç sonra da beni böylesine önemli biri aradığı için havalara girdim (H) Eeee, hakkım değil mi? Ama sonradan düşündüm de böyle önemli bir telefon konuşmasını böyle iğrenç bir sesle yapmak kadar utandırıcı bir şey olamaz :$ Neyse, sonuç olarak yazılarım beğenildiği için çok mutlu oldum ve biliyordum, bir gün keşfedileceğimi BİLİYORDUM!!! :Ç .

BİLİYORDUUMM!!!” üzerine 19 yorum

  1. ay ne gündü ya… annem diyo ki tuğçeye bu korku bir ömür yeter :) yeter bence de…
    kızım sen daha yazar olmadan başımıza iş açtın , bi de yazar fln olursan.. :) neyse eymen var – gerçi bnm ondan pek bi umudum yok ama :P ) bi durum olursa el koyar. tabi el koyması daha kötü durumlara sürükleyebilir insanı, bunu bi düşünmek gerek… :)
    sen şimdi bi daha ki mümin sekman konferansına bize en önden yerde ayarlarsın :P
    hee bi de şu var.. şimdi mümin sekman seni arar ‘ben sadece o yazıya izin vermiştim.yeni yazın için dava ediciim seni ‘ derse.. :) :) :)

  2. Sana dün de söyledim ama seni telaşından kurtaramadım galiba pek :D Korkman gereken insanlar okumuş ve entellektüel insanlar değil, cahil ve okumamış (hala da okumayan) insanlardır bence. Ben kendisini etraflıca tanımasam da, senin anlattıklarına göre kitaplarıyla ve konferanslarıyla bunca insana ulaşabilen bir kişinin esasında başka türlü davranmasını düşünemezdim. Bugün “ünlü” dediğimiz birçok insandan farkını da seviyesiyle ortaya koyup, bizlere hala entellektüel “ünlü”ler olduğunu gösterdiği için de kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.
    (Kusura bakmayın yazı biraz uzun oldu ama çok düşündüm bu konu üzerinde de, pek bir birikmiş içimde :D )

  3. Bi dakka, yazma kabiliyeti olan benim, neden Tuğçe yazar oluyor ya?! :'(

    Aslında hasta olmasa o gün bu kadar korkmazdı. Tam dinlenmek istediği anda böyle bir şeyle karşılaştığı için o kadar korktu.

    Ben daha önce blog yazılarım için (2 kere) dava edilmekle tehdit edildim, o yüzden “hadi canım” diyemedim, ama bu gerçekten “hadi canım”lıkmış… Yine de yazdıklarına dikkat et Tuğçe, bir sonrakinde uğraşmak zorunda kalabilirsin… :)

  4. neden mi ? e çünkü çok güzel yazıyoo.. 2 gün yazmazsa halk isyan ediyo… inci gibi diziyo adeta .. yürü be tuçeee … kim tutar senii…
    kimse tutmaz tabi.. he eğer tutmaya kalkışan olursa haddini bildiririz icabında… :P
    tabi sen yazdıklarına dikket et .. başımıza iş açma :P
    hürmetler … :)

  5. Hayır daha yazar olmadan yazdıklarınla gündemi karıştırmaya başladın, demek ki iyi yazar olacaksın :D Bizim de ihtiyacımız olan yazarlr senin gibiler Tuğçe, insanlara yeni fikirler sun ki olduğumuz yerde saymayalım.
    Hem bakarsın kitap falan yazarken bizi de rahat bırakırsın? :D

  6. @Cem: Sen yazar olamazsın, olmamalısın; benim senin gibi bilgisayar bilgim ve donanımım olsa yazar olmam şahsen. Ama yine de söylemeden edemiciim: kıskançlık yookk!! :P
    @Burcuk,@Akın: Efenim, öyle bi gaz verdiniz ki, ben bi koşup geliyorum :Ç Teşekkürler… Ayrıca Akın, ben senin beni rahat bırakmanı istiyorum; sen de benim seni rahat bırakmamı istiyosun; lakin gel ve gör ki ikimiz de birbirimizi rahat bırakmıyoruz, ne garip işler Ya Rabbimm!!!

  7. “Geeks shall inherit the earth” savını desteklesem de şu “bizim Cem bilgisayardan çok iyi anlar” imajından bir türlü kurtulamıyorum. Bunun için önce Mac’e geçtim, sonra bir grupla gitar çalmaya başladım, grafikler yaptım, öyküler/hikayeler yazdım, ve şu anda da bir film çekeceğim. Ama yok yok yok!
    :(

  8. Hö? Ben iyi bir şey olduğunu düşünüyordum yani “bizim Cem bilgisayardan çok iyi anlar” gayet gurur verici bir şey :) Neyse, konu dışına çıkmayalım. Yazıyı okuyan arkadaşlar yorum yapmak isterlerse, konu dağıldı diye yapmamazlık etmesinler. Daha iyi, konuyu toparlamış olurlar :)

  9. Bak, insanlar 2 gram heycan yaşamak için lunaparklara gidiyor, uçaklardan atlıyor zıplıyor; öte yandan sen evinde yatağından yazdığın yazılarla bir ömre yetecek adrenalin salgılıyorsun :D Bardağın dolu bir tarafı da var tabii ;)

  10. Valla ne kadar güldüm anlatamam :Ç İçinde bulunduğum trajedi ancak böyle güzel anlatılabilirdi tebrikler Sera :Ç Bardağın dolu tarafı olmasa çekilecek gibi değil zate bütün bunlar; lakin kimin kalbi dayanır ki..

  11. tuuçe ve değerli “saz arkadaşlarına” selam…
    Medya takip şirketleri nedeniyle hakkımızda çıkan haberlerden kısa sürede haberdar oluyoruz, Tuuçenin yazdıkları da “yüksek reytingiyle” hemen kendini belli etti.. Bizim seminerlerde kameralarla çekim yapmak özel izne tabi ama Tuuçe saolsun, gözlerini bir kamera gibi kullanıp her şeyi kaydetmiş:)Onun yazdıklarını ve yorumlarınızı görünce, çok güldüm…
    Kendimi bir an için sovyet askerleri gibi hissettirdiniz, kestirilemez ve ürkütücü:)Yorum yapan bir arkadaşın da yazdığı gibi “eğitimli insanlardan korkmayın”:) Tuuçenin yazıya yatkınlığını sizin gibi ben de görüyorum…Bu alanda iyi bir şeyler yapmazsa “kendi potansiyeline ihanet etme” suçlamasıyla dava açarım:) Hepinize gelişen günler…
    MS

  12. Seni tebrik ederim canım :)
    Çok yakında sana bir süprizim var. Sakın ısrar etme şimdi söyleyemem. Süprizi yapabilmem için birşeyi
    arayıp bulmam lazım. Hadi merak et şimdi… :)

  13. Arkadaslar, konunun sonuna yetişiyorum bılıyorum ama daha guzel oluyo:) Tuğçe’cim seni kutluyorum..

    (gerildim simdi ama ha… kitabını BUYUK BEGENIYLE OKUDUGUM Bİ İNSANIN YAZILARIMIZI OKUMASI:) ıı şey )

    Neyse sımdı basarının kademelerını sıralıyorum,iyi dinleyın, not alın, aynı soruyu ıkı kez sormayın:O;

    Cem ile arkadaslık kurup size blog sıtesı acmasını saglamak.
    butun gün sırıtarak dolasıp,kotü esprinin dahi kıymetini bilmek.
    Magnum.
    Blog sitesinde ona buna laf atmak.
    Tanınmış yazarlara atıfta bulunmak:P
    Ayrıca benım arkadasım olmak:P

    neyse konudan saptık toparlayalım…

    Bu yazımın ana fıkrı…ben de bı blog sıtesı acıp EMRE KONGAR ya da İLHAN SELÇUK hakkında paso yazı yazacam..belki duyarlar:D

    ama ben dedım dava acılmaz dıye dımı tugce:) acarlarsa, yüksek yerlerde tanıdıklarım var:P 17. katta amcam falan:P

    saygılar, sevgiler…

    oh be bıttı:)

  14. İşin komik tarafı, blog sitesi açmak için Tuğçe benden bir istekte falan bulunmadı, aksine, ben onu zorladım! :D
    Önceden “yapabilir miyim, yazabilir miyim” diye şüphe eden kızın sitesi şu anda açtığım tüm siteler içinde en çok hit alan site oldu… :)
    Seninle gurur duyuyorum Tuğçe, senin sayende diğer sitelerim de hit almaya başladı! (*snif*)
    :)

  15. Cem arkadasım…benım yazım tugce tarafından kesıldı..nerde bu ulkede eşit haklar.. dusunce ozgurlugu..

    yok ole bırsey…daha 301. madde bıle degiştirilemezken..neyse cosmım yıne..

    Tugcecik şakka ulen şakka… :D:D

    valla Tuğçe gurur kaynagımız aferın kız…ben sende gelecek gormustum zaten:D teknık olarak ben senı kesfettım bıle denılebılır..o ne demekse:D

    E o zaman soyle dıyebılırız..artık bızım de yuksek yerlerde tanıdıgımız var:D ve yazdıklarımıza daha ozen gostermek zorundayız…

    SEBNEEEMMM FEERRAAAHHHH seni seviyoruummm:D:D:D

    Valla bende Tuğceden gaz alarak 2 cok begendıgım yazara Emre Kongar ve İlhan Selçuk’a mail atacam:D

    Hepimize umut ışığı oldun yavrucum seni seviyorum:D

Yorum yapın